Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/580 E. 2013/12165 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/580
KARAR NO : 2013/12165
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalılardan … İç ve Dış Tic. Ltd.Şti. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen ve muaccel hale gelen kira parasının ve damga vergisinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kefiller yönünden davanın reddine, davalı kiracı yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kiracının 2011 yılı Nisan ayı kira bedelini süresi içinde ödemediğini, daha sonra ise taşınmazı boşalttığı duyumunu aldıklarını, kiracının, aynı yılın Mayıs, Haziran, Temmuz, ayları kira bedellerini de süresinde ödemediğini ve böylece 2011 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira paralarının muaccel hale geldiğini, davalı kiracının sözleşmenin 4-c maddesi gereğince uyarınca % 5 akdi faiz ödemesi gerektiğini belirterek ödenmeyen kira parasının aylık % 5 akdi faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı şirket vekili davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’u gereğince % 5 oranında akdi faiz talep edemeyeceğini, davalı kefiller ise sözleşmede yazılı kefaletlerinin kefalet akdinin yasal– zorunlu unsurlarını taşımadığından söz konusu alacaktan sorumlu tutulamayacağını, belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davalılar; …, … ve … haklarındaki davanın reddine, Diğer davalı şirket hakkında açılan ve ıslah edilen davanın kısmen kabulü ile, 54.051,89 TL kira alacağı, 5.886,82 TL dava tarihine kadar işlemiş aylık % 5 akdi faiz tutarı olmak üzere toplam 59.938,71 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Alacağın 54.051,89 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren aylık % 5 akdi faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı ve davalının aşagıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kefiller hakkındaki davanın reddine ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlar Kanun’unun 484.maddesi uyarınca kefaletin geçerliliği, kefilin sorumlu olacağı belli bir miktarın gösterilmesi koşuluna bağlıdır. Başka bir deyişle kefilin sorumluluğundan söz edilebilmesi için belirli bir sürenin ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın sözleşmede belirlenmiş olması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.03.2006 gün ve 2006 / 6-78-88 sayılı kararı da bu yöndedir. Yasanın bu hükmü kefaletin geçerlilik koşullarındandır. 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 589. Maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiş olup kefilin sözleşmede belirtilen sürenin sonuna kadar sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan 01.11.2006 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesini davalılardan …, … ve … kefil olarak imzalamışlardır. Davacı tarafından 2011 yılının Nisan,Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira paraları talep edildiğinden kira sözleşmesinin süresi itibariyle istenen kira alacağı kefillerin sorumlu olduğu süre içerisinde kalmaktadır. Mahkemece kefiller hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin faiz alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında imzalanan 01.11.2006 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 4-c . maddesinde Kira bedellerinin belirlenen vade içinde ödenmemesi halinde geciken her ay için %5 gecikme faizi tahakkuk ettirileceği hüküm altına alınmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 346.maddesinde “Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özelikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.” hükmüne yer verilmiştir. TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; “Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi Kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2.maddesinde “Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, yine Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama başlıklı 7.maddesinde de “Türk Borçlar Kanunu’nun; kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120., aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesinin, görülmekte olan davalarda da uygulanacağı” öngörülmüştür.
Olayımızda, davacı taşınmazın 11.04.2011 tarihinde tahliye edildiğini kabul etmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan keşif sonrasında taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği makul sürenin 3 ay olduğu bildirilmiştir. Mahkemece 11.04.2011 tarihten itibaren verilen 3 aylık makul süre kira alacağına da akdi faiz uygulanması doğru olmadığı gibi, öte yandan tahliye tarihi olan 11.04.2011 tarihine kadar Nisan ayında işleyen 11 günlük kira alacağına yukarıda belirtilen düzenlemedeki esaslara göre faiz uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.