YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7724
KARAR NO : 2015/22178
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından; lehine hükmolunan tazminatların miktarları ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden, davalı tarafından ise; kusur belirlemesi, mahkemece kadın yararına hükmolunan tazminatlar ve kendi tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı erkek davacı kadının çalıştığını iddia etmiş, bir kısım tanıkları da kadının, çalıştığını beyan etmişlerdir. Ancak mahkemece kolluk marifetiyle yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında, davacının “ev hanımı” olduğu ve davacının 14.11.2014 tarihli celsedeki beyanından da “girmiş olduğum işyerinden davalının işyeri sahibini tehdit etmesi nedeniyle işten çıkartıldım. Uzunca bir süre çalışmadım, daha sonra gözlemecide çalıştım. Tekrar takip etti, tekrar işten çıkartıldım” dediği anlaşılmaktadır. Şu hale göre; davacı kadının bir işte çalışıp çalışmadığı hususunda dosya kapsamına göre çelişki mevcuttur. Bu bağlamda mahkemece davacı kadının düzenli bir gelirinin olup olmadığı veya davacı yargılama aşamasında çalışıyorken işten ayrıldı ise işten kendi iradesiyle mi yoksa başka sebeple mi ayrıldığı hususundaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün gösterilmesi gerekir (HMK md. 26, 297/2). Yasal gereklilik böyleyken davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat (TMK md. 174/2) talepleri bulunduğu halde; bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.