Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/8873 E. 2017/13901 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8873
KARAR NO : 2017/13901
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içeriği ve olay yeri krokisine göre sanığın suça konu bisikleti müştekinin evinin avlusundan alındığı anlaşılmakla, olay yerinde keşif yapılarak sanığın bisikleti aldığı yerin bahçe olup olmadığının, bahse konu yerin müştekiye ait ikametgahın eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığının tespit edilerek, eklenti niteliğinde olmadığının tespiti halinde, suçun TCK’nın 141/1. maddesi kapsamına girmesi halinde,
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1- Davaya konu suç tarihinin , 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden sonra olduğu anlaşılmakla sanık hakkında TCK’nın 142/2h maddesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması ,
2- Hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, polis tarafından ihbar üzerine yakalanan sanığın yer göstermek suretiyle, suça konu eşyanın henüz müraacatı olmayan müştekiye iadesini sağlaması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulaması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- Dosya içeriğinde yer alan değer tespit tutanağı ve müştekinin beyanına göre bisikletin değerinin 100 TL olduğunun anlaşılması karşısında; sanık … hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK’nın 145. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.