YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18959
KARAR NO : 2017/24827
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı asıl işveren işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davacının çalışma süresi boyunca yıllık izinlerini kullanmadığı kabul edilerek, yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, duruşmanın 09/03/2015 tarihli celsesinde dinlenen davacı asıl, son yıla kadar yıllık oniki gün izin kullandığını beyan etmiş olup, bu beyanın nazara alınmaması hatalıdır.
Diğer taraftan, temerrüt ihtarnamesinde, açıkça yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi ihtarı bulunmadığından, yıllık izin ücreti alacağı bakımından temerrüt oluşmamıştır. Temerrüdün gerçekleşmesi için talep edilen alacakların ismen açıkça belirtilmesi gerekli olup, “her türlü işçilik alacağı”, “sair işçilik alacağı” gibi ifadelerin kullanılmış olması temerrüt için yeterli değildir. Mahkemece, bu yöne dikkat edilmeden, yıllık izin ücreti alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde değildir.
3-Fazla çalışma ücreti alacağı talebi bakımından, dinlenen her iki tanık da, davacının gece vardiyasında çalıştığını doğrulamakla birlikte; tanık …, gece vardiyasının 22:00-07:00 saatleri arasında olduğunu; diğer tanık ise 21:30-07:30 saatleri arasında olduğunu beyan etmiştir. Bu halde, tanık …’in çalışma süresi nazara alınarak, çalışma düzenini bilmesi muhtemel süre için çalışma saatlerinin 22:00-07:00 arasında olduğunun kabul edilmesi; kalan süre için ise şimdiki gibi 21:30-07:30 saatleri arasında çalışıldığının esas alınması gerekirken, davacının tüm çalışma süresi boyunca 21.30-07:30 saatleri arasında çalıştığının esas alınarak fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.