Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/9285 E. 2017/24037 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9285
KARAR NO : 2017/24037
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin … Valiliğine bağlı İl Özel İdaresi Cazibe Merkezleri projesi kapsamında çalıştığını, ancak bir kısım haklarının ödenmediğini ileri sürerek, yol ve yemek yardımı ücreti, ihbar tazminatı, fazla mesai ve iş arama izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davalı kuruma husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.12/11/2012 tarihli 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. ve 5. fıkraları ile … İl Özel İdaresinin Tüzel Kişiliği dava devam ederken sona ermiştir.6360 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasıyla; mevzuatla il özel idarelerine yapılan atıflar bu Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan İl özel İdareleri için ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Hazineye, valiliklere, büyükşehir belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine yapılmış sayılacağı, tüzel kişiliği kaldırılan İl Özel idarelerine 22.02.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve diğer mevzuatla verilmiş olan yetki, görev ve sorumluluklar ilgisine göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından kullanılacağı ve yerine getirileceği, söz konusu İl Özel idarelerinin mahkemelerde süren davalar ile İl Özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluş olduğu açıkça düzenlemiştir. Bu durumda kaldırılan İl Özel idareleri hakkındaki davaların ilgilisine göre devredildiği kurum ve kuruluşa yöneltileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıklarda İl Özel idaresine karşı açılan davalarda öncelikle dava konusunu oluşturan faaliyet ve işlemlerle ilgili konuların hangi kurum ve kuruluşlara devredildiği ve devralanın tüzel kişiliğinin de bulunup bulunmadığı belirlenerek davalı sıfatının kime yöneltileceğinin tespiti gerekir.Tüzel kişiliği sona eren İl Özel idarelerinin devir, tasfiye ve paylaştırılma işlemlerini düzenleyen 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere Vali tarafından, bir Vali Yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili Belediye başkanlarının katılımıyla Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kurulacağı, bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabileceği, 4. fıkrasında bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan İl Özel idarelerinin; personelini, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçlarını bu Kanun’un yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde Valiliğe bildireceği, bu idarelerin taşınmazlarının satışı, tahsisi ve kiralanması, iş ve toplu iş sözleşmesinin yapılması, her türlü imar uygulaması (inşaat ruhsatı hariç), iş makineleri ve diğer taşıtların satışı ile borçlanmalarının İçişleri Bakanlığı’nın onayına bağlı olduğu, 5. fıkrasında ise tüzel kişilikleri kaldırılan İl Özel idarelerinin her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre Bakanlıklara, Bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Valiliklere, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına, Büyükşehir Belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya İlçe Belediyesine devredilmesine karar verileceği, devir işleminin, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimi tarihinde uygulamaya konulacağı, Maliye Hazinesine devredilen taşınmazların Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla kullanmakta olan kurumlara tahsis edilmiş sayılacağı, Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, bu Kanun’un 1. maddesiyle tüzel kişilikleri kaldırılan İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köy Tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş olanların; kuruluş kanunlarıyla kendilerine verilen kamusal nitelikteki görevleri yerine getirmeleri amacıyla ve komisyon kararıyla; ilgisine göre Bakanlıklara, Bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşlarına, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına, Büyükşehir Belediyelerine, Büyükşehir Belediyelerinin bağlı kuruluşlarına ve İlçe Belediyelerine tahsis edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, Mahkemece davanın gerçek hasma yöneltilmesi temin edilmeden, kapanan İl Özel İdaresine karşı yargılamanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Yukarıdaki düzenlemeler kapsamında, Devir, Tasfiye ve Paylaştırma komisyon kararı ve ilgili belgeler getirtilerek husumetin kime yöneltilmesi gerektiği belirlenmeli, daha sonra davacıya bu hususta süre verildikten ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekmektedir. Anılan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.