Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/19298 E. 2017/24811 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19298
KARAR NO : 2017/24811
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalı işyerinde döner ustası olarak 25.11.2010-10.02.2011 tarihleri arasında çalıştığını,iş akdinin haksız ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik ücret alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davacının alacak iddialarının haksız olduğunu beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının ücret tutarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek meslek odası, TÜİK ile ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı akdin feshedildiği Şubat 2011 tarihinde, aylık ücretinin net 2.100,00-TL olduğunu iddia etmiş, davalı ise asgari ücret seviyesinde olduğunu ileri sürmüştür.Karara dayanak alınan bilirkişi raporunda, dosyaya Türkiye Otel, Lokanta, Eğlence Yerleri İşçileri Sendikası tarafından bildirilen 2014 tarihi itibariyle turizm iş kolunda çalışan döner ustasının alabileceği ücret tutarı dikkate alınarak, asgari ücrete oranı üzerinden davacının iş akdinin feshedildiği Şubat 2011 tarihinde alabileceği ücret belirlenerek hesaplamalar yapılmıştır. Davalının ücret tespit şekline yönelik somut itirazları dikkate alınarak, yukarıda belirtilen esaslar uyarınca yeniden yapılacak araştırmaya göre davacının ücretinin belirlenmesi için bozma kararı verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.