Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/4993 E. 2018/794 K. 23.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4993
KARAR NO : 2018/794
KARAR TARİHİ : 23.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 03.11.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan sonra sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosya yeniden ele alınıp bir hüküm kururlurken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, suça sanığın eyleminin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdur …’in yaralanmasının niteliği hakkında …Devlet Hastanesi beyin cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen raporda yaralanmanın “nazal kemikte 1. derece kemik kırığına” neden olduğu belirtildiği halde, aynı hastanenin KBB uzmanınca düzenlenen raporunda yaralanmanın “kemik kırığına neden olmadığının” belirtilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, mağdura ait tüm film, grafi, tedavi evrakları, geçici ve kati raporları ile birlikte mağdurun Adli Tıp Kurumuna sevkiyle, bu hususta rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın mağduru silahla yaraladığı anlaşılmakla sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince, TCK’nin 61. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden (1/2) oranında arttırım yapılması gerekirken, ceza adaleti gözetilerek (1/2)’ nin (1/5)’ i oranında arttırım yapılması suretiyle eksik ceza tayini
4) Sanık ve mağdurun karşılıklı kavga ettikleri ve alınan doktor raporuna göre sanığında yaralandığı olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
5) Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin uygulanması sırasında arttırım oranı gösterilmeden cezanın 2 ay arttırıldığının belirtilmesi,
6) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.