Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16460 E. 2015/5503 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16460
KARAR NO : 2015/5503
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2011/187-2014/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2004/36136 sayılı “metrans medium transfer” ve 2010/69581 sayılı “metrans profesyonel çözümler” markalarının 35. sınıf mal ve hizmetler için; 2009/… sayılı “…” markasının 6, 7 ve 35. sınıf mal ve hizmetler için müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının 2009/11074 sayılı “…” markasının 37 ve 42. sınıf mal ve hizmetler için tescilli olmasına rağmen, ….com.tr adresinde perakendecilik hizmetlerinde kullanarak müvekkilinin markasının tescilli olduğu 35. sınıf hizmetler bakımından tecavüzde bulunduğunu, davalının “…” ticari ünvanını web sayfasının üst kimlik kısmında ve metrans-end.com.tr alan adı uzantısında markasal olarak kullanmak suretiyle müvekkilinin markalarına tecavüz ettiğini, “…” ve “…” ibarelerinin iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek davalının tevavüzünün men’ine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “… medium transfer” markasının müvekkili şirketin ortaklarının murisinin ortağı olduğu dava dışı … Ltd. Şti. adına tescilli iken diğer ortak tarafından markanın kötü niyetli olarak iptal ettirilip davacı şirket adına tescil ettirildiğini, bu nedenle müvekkilinin davacının 2004/36136 sayılı markasının hükümsüzlüğü için dava açtığını, yine müvekkilinin davacının 2009/48758 sayılı marka başvurusu hakkında verilen … kararının iptali için dava açtığını, davanın derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, tarafların merkezinin … olması nedeniyle … mahkemelerinin yetkisiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında görülen davaların … kararının iptali ve hükümsüzlük davası olması sebebiyle derdestlik itirazının yerinde olmadığı, tecavüz eyleminin internet sitesinde işlenmiş olması sebebiyle 556 sayılı KHK’nın 63/1. maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğu, davalının internet sitesinde akışkan transferlerinde kullanılan endüstriyel ürünleri tanıtarak ve satarak markasını tescil kapsamı dışında 35. sınıf hizmetlerde kullanıp davacının markalarına tecavüzde bulunduğu, yine davacının “…” ibaresini ticaret ünvanını aşacak şekilde internet sitesinde markasal olarak kullanarak davacının markasına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının haksız rekabet yaptığının tespitine ve tecavüzün önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 186’ıncı maddesinde mahkemenin, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği ve taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirileceği düzenlenmiştir. Anayasa’nın 36’ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK’nın 186’ıncı maddesi hükmüne aykırı olarak tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama için gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.