Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/14650 E. 2015/14018 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14650
KARAR NO : 2015/14018
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

…..

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 26/01/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 03/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi talebin reddine, manevi talebin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının eşinden ayrıldığını belirterek kendisine evlenme teklifinde bulunduğunu, 2003 yılında nişanlandıklarını ve birlikte yaşamaya başladıklarını, bir müddet sonra davalının boşanmamış olduğunun anlaşılması üzerine davalının boşanacağını belirterek iş kurmak için kendisinden 200gr altın aldığını, altının iade edilmemesi nedeniyle altınlara karşılık verilen senedin halen davalı tarafından ödenmediğini, birlikte yaşadıkları 4 yıl boyunca evin kirası ve masrafının kendisi tarafından karşılandığını, davalının kendisine şiddet uyguladığını, yaşanan olaylar sebebiyle sağlının bozulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin reddine; “Davalının evli olduğu halde davacı ile evlilik dışı beraber olması, birliktelik yaşaması, davacıyı nikah yapacağı hususunda inandırması, çevresine karşı davacı ile evliymiş gibi bir durum yansıtması, kendilerini karı kocaymış gibi çevreye tanıtması ve bu yönde hal ve hareketlerde bulunması, buna rağmen davalının evliliğinin devam etmesi ve davacıya karşı vaatlerini yerine getirmemesi şeklinde başlayan ve gelişen olayların davacının ruh bütünlüğünü bozacağı, güven içinde yaşama duygusunun sarsılacağı, onun toplum içerisinde güvenli ve onurlu yaşama olgusunun zayıflayacağı açıktır. Böyle bir sonucun da kişinin, kişilik değerlerindeki yaratacağı olumsuz sonuçlar nedeni ile saldırı oluşturacağı muhakkaktır.” gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, tarafların yıllarca birlikte karı koca hayatı yaşadıkları anlaşılmaktadır. Davalı, davacıyı evliliği hususunda yanıltmadığını belirtmiş, davacı ise evli olmadığını söyleyip kendisini yanılttığını iddia etmekle birlikte, beraber yaşamaya başladıktan dokuz ay sonra davalının evli olduğunu öğrendiğini kabul etmiştir. Davacının iddiaları doğru görülse ve davalının davacıyı evli olmadığı hususunda yanılttığı kabul edilse

-/-
-2-
2014/14650-2015/14018

dahi, davacının evliliği öğrendiğini kabul ettiği tarihten itibaren uzunca bir süre davalıyla birlikte yaşamaya devam ettiği hususu tartışmasızdır. Şu durumda, davacının, evli olduğunu bildiği halde davalıyla birlikte yaşamaya devam ettiğinin kabulü ile davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle, kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş; hükmün, bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer teyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.