YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13906
KARAR NO : 2015/9805
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : …Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde; kendisinin mirasçı olarak hak sahibi olduğu davaya konu taşınmazın davalı tarafından 30 yıldır kira ödenmeden kullanıldığını, davalı hakkında işgal nedeni ile daha önce savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/128 Esas 2011/28 Karar sayılı kararı ile ceza davasının sonuçlandırıldığını, davalının taşınmazı kullandığının ceza mahkemesindeki ifadeleriyle sabit olduğunu, davacı tarafından sunulan 1988 tarihli banka hesap ekstresinde kira bedeli ödediğinin belirtildiğini, hangi tarihte boşaltıldığı bildirilmeden işyerinin boşaltıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere kira bedellerinden 10.000 TL sinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğundan davacının tek başına dava açamayacağını, davacının talep ettiği kira bedellerini ve kira ilişkisini kabul etmemekle birlikte alacağın zamanaşımına uğradığını, talep edilen alacağın belirli olmadığını, alacağın ayrıntılı olarak belirgin hale getirilmesi gerektiğini, davacının hiçbir hakkı ve alacağı olmadığını, aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını, müvekkiline ihtar çekilmediğini, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu yerin birden fazla mirasçısından biri olan davacının, zorunlu dava arkadaşı olan diğer mirasçılarla birlikte kira bedellerinin malik sıfatı ile kendilerine ödenmesi hususunda davalıya ihbarda bulunmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kiralanan, paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği mülkiyete konu teşkil ediyorsa, tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi, bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanır. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise, miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak, temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; Dava dilekçesinde belirtilen … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/732 Esas sayılı dosyasında davalı hakkında, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle açılan dava sonucunda, mahkemece davalının kira ilişkisine dayalı olarak taşınmazı kullandığı, uyuşmazlığın özel hukuktan kaynaklandığı belirtilerek davalının beraatına karar verilmiştir. Bu dosya içerisinde davalının 11.03.2011 tarihli ifadesinde ise, işyerinin mülkiyetinin kime ait olduğunu bilmediğini, anahtarın yaklaşık 20 yıldır kendilerinde olduğunu, bugüne kadar kimsenin kendisinden kira istemediğini, beyan ettiği görülmüştür. Yine dosya arasında bulunan … Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.06.1988 tarih ve 1988/330 Esas 1988/304 Karar sayılı kararına göre davalı … tarafından ölü … Gökdeniz mirasçıları (Kendisine asaleten diğer mirasçılara vekaleten … … Nebigil) aleyhine açılan davada; 1988 yılı kira parası 160.000 TL nin ödenmesi için tevdi mahalli tayinine karar verilmesinin istendiği, mahkemece … … Bankasının tevdi mahalli olarak tayinine karar verildiği, 09.06.1988 tarihli … Bankası dekontu ile, … … Nebigil’e ödenmek üzere 1988/330 Esas 1988/304 Karar gereği, açıklamasıyla 160.000 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde bulunan … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.03.2007 tarih ve 2007/388 Esas 2007/366 Karar sayılı kararına göre … … Nebigil’in ölümü üzerine mirasının 4 pay kabul edilerek 1’er payla … … … Nebigil’e aidiyetine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda yukarıdaki hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı ile davacının murisi … … Nebigil’in de aralarında bulunduğu ve tevdi mahalli tayini kararında adı geçen ölü … Gökdeniz mirasçıları arasında kira ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde tüm mirasçıların birlikte ihtar gönderip birlikte dava açmaları gerekir. Elbirliği halinde maliklerin tümü tarafından gönderilmeyen temerrüt ihtarnamesi, tahliye yönünden hukuki sonuç doğurmaz. Ancak eldeki davada dava konusu edilen, kiralananın tahliyesi olmayıp dava kira alacağının tahsili istemiyle açıldığından elbirliği ile maliklerin tümü tarafından önceden ihtar gönderilmesi zorunluluğu yoktur. Öte yandan kira alacağının tahsili için açılan davada tüm mirasçıların yer alması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, davada yer almayan diğer mirasçıların tespiti ile davaya muvafakatlarının sağlanması ya da terekeye temsilci atanmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, kira bedellerinin ödenmesi hususunda ihbarda bulunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.