YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/331
KARAR NO : 2015/10053
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklının temyiz itirazlarının aşkın hacizlerin kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararına yönelik olması nedeniyle; İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE),
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinede;Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun bir kısım belediyelerdeki hak ve alacakları ile taşınır ve taşınmaz mallara haciz konulduğu, borçlunun dosya borcunun ödendiğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine borçlunun memurluk kararının iptali ile taşınmazlar üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla belediyelerdeki alacakları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.Borçlunun icra mahkemesine başvurusu takibe konu borcun tamamen ödenmesi nedeniyle hacizlerin kaldırılması , olmaz ise fazla hacizlerin kaldırılması istemine yönelik olup başvuru bu hali ile İİK’nun 71. maddesine dayalı takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin itfa itirazı niteliğindedir.Tarafların kabulünde olan 25.07.2013 tarihli protokolde anılan tarih itibariyle borç miktarının 780.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Bu durumda 25.07.2013 tarihinden sonra borçlu tarafından yapılan ödemelerin ve varsa tahsilatların Türk Borçlar Kanun’unun 100. maddesi dikkate alınarak mahsup edilmek suretiyle şikayet tarihi itibariyle Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile infazı kabil olmayacak ve yeni uyuşmazlıklar doğuracak biçimde yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.