Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/33706 E. 2015/10997 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33706
KARAR NO : 2015/10997
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde şikayetçi, sair şikayetleri ile birlikte kefil olmadığı halde takipte kefil olarak gösterildiğini, konut kredisi dışındaki risklerden kaynaklanan borçların istendiğini, ipoteğin sadece konut kredisinin teminatı için verilmiş olduğunu, tüm ticari ve bireysel ödenmemiş krediler için aleyhine takip başlatıldığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, icra emrinde şikayetçinin borçlu gösterilemeyeceği, ipotekli taşınmazı alan kişi olarak icra emrinin (7) numaralı (Rehnedilen 3. şahıs tarafından verilmiş veya mülkiyeti 3. şahsa geçmişse onun ve daha sonra gelen rehin hakkı sahibinin adı, soyadı) bölümünde belirtilmesi gerektiğinden bahisle icra emrinin şikayetçi yönünden iptaline karar verildiği görülmüştür.Somut olayda şikayetçi borçlu, ipotek veren 3. kişi olup, isminin, takip talebinin ve icra emrinin (2) numaralı (borçlunun adı, soyadı) bölümünde gösterilmiş olması, ipoteğe konu taşınmaz ile olan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gibi, ona asıl borçlu sıfatını da kazandırmayacağından bu durum icra emrinin iptalini gerektirmez. Aksinin kabulü, aşırı şekilcilik olup, hak kaybına sebebiyet verir. O halde mahkemece şikayetçi borçlunun sair şikayetleri incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), alacaklının sair temyiz itirazları ile şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.