YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33309
KARAR NO : 2017/8467
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gerekçeli kararın son paragrafında; “…Ele geçirilen diğer telefonlar ile ilgili olarak atılı suçu işlediğine dair somut bir delil ve veriye ulaşılamadığı, iş yerinde ele geçirilen cep telefonlarının üçüncü şahıslara ait olup tamir amacı ile iş yerine bırakıldığı ve bunun aksinin kanıtlanmadığı kişilerin ellerinde kopyalanmış cep telefonu bulunmasınında yasa ile suç olarak düzenlenmediği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir…” şeklinde yazılı gerekçe metninden sonra, hüküm fıkrasında sanığın mahkumiyetine karar verilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.