Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8560 E. 2017/18524 K. 20.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8560
KARAR NO : 2017/18524
KARAR TARİHİ : 20.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin…. Belediyesi bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ihale süresinin bitmesi nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, dava dışı…. Belediyesi ile imzaladıkları hizmet alım sözleşmesinin 31.12.2011 tarihinde sona erdiğini, bu sebeple davacının işten ayrılışının …’na bildirildiğini, davacının ihaleyi yeni alan şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
Kıdem ve tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde, değinilen Yasanın 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak, işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler de gözönünde tutulur. Buna göre transfer ücreti süreklilik göstermediğinden ve ücretin eki niteliğinde olmadığından tazminat hesabında dikkate alınmaz.
Somut olayda davacı, kayıtlarda gösterilen ücretle çalıştığını ve sosyal yardıma ilişkin yemek ücretinden faydalandırıldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan hesaplama sırasında, davacının bordroda görülen brüt çıplak ücretle çalıştığı kabul edilerek son aya ilişkin aylık ücret miktarı tespit edilmiştir. Ancak 2011 yılına ilişkin tüm bordrolarda sair ödeme adı altında tahakkuklar bulunduğu ve bu ödemelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna da bildirildiği görülmektedir. Davacının daha önce İş Kurumu İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu gözetilerek, buna ilişkin tutanak temin edilmeli ve yemek sosyal yardımından faylandığı kabul edilerek giydirilmiş ücretin miktarı tespit edilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer uyuşmazlık çalışma süresi konusundadır.
… kayıtlarına göre davacının, davalı bünyesinde 01.07.2008-31.12.2011 tarihleri arasında, üç yıl bir ay yirmisekiz gün çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu sürenin üç yıl iki ay iki gün kabul edilerek karar verilmesi hatalıdır.
4-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık çalışırken alınan ibranamenin geçerliliği noktasındadır.
01.07.2012 tarihine kadar yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde alınan ve miktar içeren ibra sözleşmelerinde, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, Dairemizin kökleşmiş içtihatlarında ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir. Miktar içeren ibranamenin çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmamaktadır.
Dosya içeriğine göre, ibraname başlıklı belge ile davacıya 792,13 TL ihbar tazminatı adı altında ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan hesaplama sırasında, ihbar süresinin bölünmezliği ilkesi gereğince anılan ödemenin hesaplanan miktarlardan mahsup edilmediği açıklanmıştır. İhbar önelinin bölünmezliği ilkesinin, makbuz hükmünde bir belge ile bu isimle yapılan ödemenin değerlendirilmesine engel yönü bulunmamaktadır. Bu belgeye karşı davacı asilden sorulmalı ve oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 20.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.