Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/1121 E. 2017/10037 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1121
KARAR NO : 2017/10037
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereği tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 46.411.59 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı hakkında Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1992/55 esas, 1992/129 karar sayılı ilamı ile reşit olmayan mağdurun fiili livata suretiyle zorla ırzına geçmek suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve mağduru şehvet hissiyle cebren alıkoymak suçundan 4 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1998/155 esas, 2000/185 karar sayılı dosyasında, yağma suçundan 11 yıl hapis, reşit olmayan mağdurun fiili livata suretiyle zorla ırzına geçmek suçundan 15 yıl hapis ve mağduru şehvet hissiyle cebren alıkoymak suçundan 6 yıl hapis cezası verildiği, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/05/1999 gün ve 1999/21 esas, 1999/138 karar sayılı ilamıyla adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası verildiği, yine Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/09/2000 gün ve 1994/144 esas, 2000/91 karar sayılı ilamı ile firar suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, cezaların infazı sırasında 5237 sayılı TCK gereğince uyarlama yapıldığı ve sonradan yürürlüğe giren 4616 sayılı Kanun gereğince infaz sürelerinin değiştiğinin anlaşılması karşısında, CMK’nın 144/1-b maddesindeki, kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden, tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği yönündeki düzenleme dikkate alınarak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kabule Göre de;
1-)Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,
2-)Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının hakederek tahliye olması gereken 07/07/2003 tarihinden itibaren faiz talebi bulunduğu halde, hükümde maddi tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, ayrıca takdir edilen manevi tazminat hakkında faize hükmedilmememesi,
3-)Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.