YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3774
KARAR NO : 2017/8519
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK 231/11. maddesi uyarınca açıklanması ile TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 07.06.2011 tarihinde işlediği sabit görülen taksirle yaralama suçundan dolayı TCK’nın 89/1, 2-b, 62, 53/6. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kahramanmaraş (kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.03.2012 tarihli, 2011/166 esas, 2012/332 sayılı kararının itiraz edilmeden 16.04.2012 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Kahramanmaraş (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarihli, 2013/986 esas, 2014/687 sayılı kararı ile 30.10.2013 tarihinde işlediği sabit görülen basit yaralama suçundan dolayı TCK’nın 86/2, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince verilen kesin niteliğindeki 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak sanığın savunması alınıp, 20.03.2012 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2014 tarihli, 2014/513 esas, 2014/685 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanununun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hükümde önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi” halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkana sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50. veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Kahramanmaraş (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesince, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 2-b, 62, 53/6. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 5 ay hapis cezası sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için yapılan ihbar üzerine, dosya yeniden ele alınarak önceki hüküm açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 2-b, 62, 5, 53/6. maddeleri gereğince sanığa verilen 5 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.