Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/7788 E. 2017/11195 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7788
KARAR NO : 2017/11195
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Mahkemece 03/04/2014 tarihli son celsede esas hakkındaki mütalaa için süre isteyen, sanığın lehine ve aleyhine delil toplayarak mütalaa verme hakkı bulunan kamunun savunucusu olan Cumhuriyet Savcısı’na mütalaada bulunmak üzere gerekli süre verilmesi gerektiği gözetilmeden Cumhuriyet Savcısı’nın talebinin reddine karar verilerek hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 289/1-h maddesine aykırı davranılması,
2-Hakkında sayaç yerine ara boru takmak suretiyle su kullandığına dair tutanaklar düzenlenen sanığın kovuşturma aşamasında köyde çobanlık yaptığını, çocuklarının bu evde kalıp okuduğunu beyan etmesi ile 10/03/2011 tarihli tutanakta evin yeni sahibinin Müslüm Kurt olduğunun beyan edildiğinin belirtilmesi karşısında, kolluk görevlileri aracılığıyla sanığın aile ve komşu çevresinden araştırma yaptırılıp, Müslüm Kurt isimli kişinin beyanına da başvurularak suça konu evin suç tarihinde kimin sorumluluğunda bulunduğu hususu kesin bir biçimde tespit edilip sonucuna göre suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılması halinde dava dosyalarının birleştirilerek yapılacak yargılama sonucunda sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, katılan kurumun 02/04/2014 tarihli cevabi yazısından, sanık hakkında tahakkuk ettirilen kaçak su bedelinin taksitlendirildiğinin ve üç taksit bedelinin ödenmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, öncelikle bilirkişiden normal tarifeye göre (vergiler dahil cezasız) kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere rapor aldırılıp, sanığın ödediği bedelin bilirkişi tarafından hesaplanan bedeli karşıladığının tespit edilmesi durumunda; sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ardından karşılamadığının tespit edilmesi durumunda ise sanığa “bilirkişi tarafından tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline (ödenen kısım çıkarıldıktan sonra kalan bölüm) ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.