Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/27713 E. 2017/20927 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/27713
KARAR NO : 2017/20927
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/11/2016 tarihli ve 2016/8948 soruşturma, 2016/18988 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 15/12/2016 tarihli ve 2016/5034 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05.05.2017 gün ve 94660652-105-06-2936-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2017 gün ve 2017/30085 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin 21/03/2016 tarihli dilekçesiyle, kat malikleri toplantılarının usulsüz yapıldığını, toplantılara çoğu zaman davet edilmediğini, toplantı/karar tutanaklarının altındaki bir kısım imzaların sahte olduğunu, bazı kat maliklerinin aidatlarını ödemedikleri halde herhangi bir tespitte bulunulmayarak diğer kat maliklerinin güveninin kötüye kullanıldığını, site gelirlerinin ne şekilde kullanıldığının usulüne uygun kayıt altına alınmadığını beyanla şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca “atılı suçlar yönünden kamu davası açılmasını gerektirir kuşkuyu oluşturan delillere ulaşılamadığından” bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda, apartman yönetim defterlerinin temin edilerek alınan kararlar ile yapılan masraflara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, bu itibarla ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 160 ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda, şüphelilerin apartman yönetimindeki pozisyonları tespit edilerek, apartmana ait defter ve diğer belgeler (makbuz, fatura muhasebe kayıtları vs.) getirtilip, alınan kararlar ve yapılan masraflar da göz önünde tutularak uhdelerine para geçirip geçirmedikleri konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, her bir şüphelinin hukuki durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.12.2016 tarih ve 2016/5034 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.