YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14209
KARAR NO : 2017/10944
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılanın Payas plajında poşet içerisine koymuş olduğu anahtarı ile suça konu aracı çalması şeklindeki eyleminin TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-e maddesinden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de; hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 58/1. maddesi hükmüne aykırı olarak, suç tarihinden önce kesinleşmemiş olan Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/1013 E. ve 2006/1109 K. sayılı ilamının tekerrüre esas alınması, aynı Kanun’un 58/6-7-8. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.