YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4225
KARAR NO : 2017/6159
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2013/116-2015/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 08/07/2003 tarihinde “… … Ürünleri San. ve Tic. Dağıtım A.Ş.” unvanı ile ticaret siciline kaydolduğunu, bu marka üzerinde öncelik hakkına sahip bulunduğunu, davalının 21/07/2003 tarihli, 2003/18969 sayılı başvurusu ile “… … …” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, “…” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1998 yılından beri “……” ibareli tescilli markasının bulunduğunu, davalının hak iddia ettiği “…” ibaresinin, müvekkilinin markasının …çe karşılığı olduğunu, davalı adına tescilli ticaret unvanındaki “…” ibaresinin terkini ve haksız rekabetin önlenmesi için açılan davalar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanını unvanını 01/08/2002 tarihinde tescil ettirdiği ve 08/07/2003 tarihinde de unvanına “…” ibaresini eklettiği, dava konusu markanın 21/07/2003 tarihli başvuru ile 04. sınıf ürünler için 2004 yılında tescil edilmiş olup, “… …” ibaresinden oluştuğu, davalının bu tescilden önce 1993 tarihli 01, 04, 06, 11, 12, 17,19, 21 sınıflar için tescilli “…+ Şekil”den oluşan 146681, aynı ibare ve şekilden oluşan, aynı sınıflar için tescilli 1990 tarihli 118881, 1999’da devir aldığı 1993 tescil tarihli 146026, 146459, 99879, 107992, 107990, 2013/18969 no’lu değişik tarihlerde tescilli “…” ibaresinden oluşan tescilli markalarının bulunduğu
ayrıca, lisans sözleşmeleri ile de bazı markaların kullanıldığı ve kullandırıldığı, böylece “…” ibaresinin davacının ticari unvan tescilinden 10 yıl önce davalı tarafından … ürünlerininde bulunduğu sınıflarda markasal olarak kullanıldığı ve kullanımla markaya ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırıldığı, “…” markası tanınmış olduğu gibi, marka üzerindeki öncelik hakkının davacının ticaret unvanı tescil tarihi itibariyle davalıya ait olduğu, “…” ibaresinin …ün İngilizcesi olup, günlük dildeki yoğun kullanımı nedeniyle yaygın olarak bilindiği, davalının 1993 yılından beri kullanarak tanınmış hale getirdiği “…” markasına davacının ibarenin …çe karşılığı olan “…” de ekleyerek “… …” şeklindeki ticaret unvanı olarak tescilinin kendisine davalıya karşı ileri sürülebileceği bir hak vermeyeceği, 1993 yılından beri yaygın olarak kullanılmakta olan “…” markası tanınmış olduğundan ve kullanımla ayırt edicilik kazandığından davalı markasında ayırt edici unsurun “…” olduğu, “…” ibaresinin ise, tasviri olduğu, davacının “…” kelimesinin unvan olarak tescili için izin almış olması ve tescilinin bu ibareler üzerinde kendisine öncelik hakkı sağlamadığı, öncelik hakkının tescil veya tescilsiz kullanımla elde edileceği, davacının unvanında yer alan “…” dışındaki “…” bölümünün davalının tanınmış markasının unsuru olup, davalının tanınmış markasındaki “…” ibareleri arasına bu kelimenin …çe karşılığı olan “…”in dahil ederek oluşturduğu ticaret unvanını davalıya karşı ileri sürmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, … 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2004/848- 2012/175 no’lu karar gerekçesinde “…” markasının tanınmış ve marka üzerindeki öncelik hakkının davalıya ait olduğunun kabul edildiği ayrıca, … 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2007/200 E- 2008/108 K. sayılı kararında da 2003/18969 no’lu markada yer alan “…” ibaresinin, “…” ibaresinin …çe karşılığı olup, aynı anlamı taşıdığının kabul edildiği, anılan ibare üzerindeki öncelik hakkının davalıya ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.