YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12033
KARAR NO : 2017/12450
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Borçlular vekili, müvekkilleri aleyhine yapılan icra takibi kesinleştikten sonra alacaklı taraf ile 12.09.2012 tarihinde borcun tasfiyesi konusunda protokol yaptıklarını ve bu protokol doğrultusunda borcun sonra erdiğini beyan ederek takibiniptalini talep etmiştir.
Alacaklı vekili, protokol şartları yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre protokole uygun olarak tarafların gerekli koşulları yerine getirdikleri gerekçesiyle borçlu tarafın protokole göre borcunu itfa ettiğinin tespitine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 33/2. maddesinde “icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş, itfa, imhal ve zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa ve imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda karara esas alınan 12.09.2012 tarihli protokol, şarta bağlı olup İİK’nun 33. maddesinde belirtilen belgelerden değildir. İtfa itirazına konu protokolde ‘‘ Borçlu … adına kayıtlı… 30 nolu daire için tüm haciz ve ipoteklerden temizlenmesi kaydıyla 400.000,00 TL değer biçilmiştir…Bu taşınmaz üzerindeki ipotek ve tüm icra dosyalarından konulan hacizler en geç 20.05.2014 tarihine kadar, feragat harcı borçlu tarafından yatırılmak suretiyle kaldırılacaktır…Makbuz karşılığı olmak şartıyla toplam 310.000,00 TL borçlular tarafından ödenecektir. Borçluların ve diğer tarafların yukarıda belirtilen plan dahilinde yüklendikleri edimi yerine getirmeleri kayıt ve şartıyla…ibra edilmiş olacaklardır.’’ gibi edimlere yer verilmiştir.
Her ne kadar borçlu tarafça yapılan ödemelere halel gelmeyip icra müdürlüğünce dikkate alınması gerekse de protokol bu haliyle karşılıklı edimler içerdiğinden, bu hususların gerçekleşip gerçekleşmediği genel mahkemede yargılamayı gerektirmektedir. Bu durumda, takibin devamında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. O halde, Mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda 2. bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.