Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/1888 E. 2017/3378 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1888
KARAR NO : 2017/3378
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili, dava konusu sıra cetvelinde kendilerinden önce yer alan davalı alacağının muvazaaya dayandığını, bu nedenle kendilerinden altta yer alması gerektiğini, ayrıca garameten paylaşımın yanlış yapıldığını, zamanında satış istenmemesi nedeniyle düşmesi gerektiğini ve davalının alacağının hesaplamasının yanlış yapıldığını ileri sürerek, davalıya ayrılan satış bedelinin davacı dosyasındaki alacaklara ödenmesine ve diğer itirazlarının dikkate alınarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, kendi alacağının doğduğu ve haczin uygulandığı tarih itibari ile önde olduğunu, bu itibarla garameten paylaştırma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu paylaştırmanın yasaya uygun olduğu düşünülse bile satış masraflarını tahsil eden davalının diğer davalıdan alacaklı olamayacağını ileri sürerek, garameten paylaştırmaya dair sıra cetveli kararının kaldırılarak ihale bedelinin tamamının kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava konusu icra dosyasındaki haczinin ayakta olduğu, dolayısıyla itiraz etmekte hukuki yararının bulunduğu, sıra cetvelinin yasal usullere uygun olduğu, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri iddiasına dayandığı, ispat yükü, davalı alacaklıda olup, davalının alacağının gerçek bir alacak olduğunu birbirini teyit eden ve takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği, davalı-karşı davacıya verilen süreye rağmen, alacaklarının gerçek bir alacak olduğunu ispat yönünde sunulmuş herhangi bir delil mevcut olmadığı belirtilerek, asıl davanın kabulüne, sıra cetvelinin yasal usullere uygun düzenlendiği gerekçesiyle, birleşen dosyadaki karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.