YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3541
KARAR NO : 2017/6086
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/10/2015 tarih ve 2015/719-2015/782 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı … SA şirketinin acentesi olduğunu, davalı …’nün tekel hakkı kapsamında … Liman Terminali’nde geçici depolama görevini yerine getirdiğini, müvekkilinin acenteliğini yaptığı şirket tarafından taşınan emtianın 31.03.2009 tarihinde … … Limanı’nda tahliye edildiğini, müvekkilinin ifa yardımcısı konumunda olan ayrıca müvekkili ile aralarında ardiye sözleşmesi kurulan davalının, müvekkilinin bilgi ve talimatı olmaksızın emtiayı gönderilene teslim ettiğini, bu şekilde müvekkilinin konşimentoyu kontrol etme imkanının ortadan kalkmasına, navlun ve teferruatından doğan haklarını tahsil etme ve özellikle hapis hakkını kullanma olanağının yok olmasına sebebiyet veren davalının, müvekkili ile aralarındaki ardiye sözleşmesine aykırı davrandığını, müvekkilinin 2.445,00 USD konteynır demuraj bedelinin de doğru alıcıdan tahsil imkanını yitirdiğini ileri sürerek, bu tutarın 3095 Sayılı Kanun m.4/a hükmü gereğince hesaplanacak faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ilgili gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde hareket ettiğini, belgeler üzerinde gerekli incelemeleri yaparak malı alıcısına teslim ettiğini, demuraj alacağının muhatabının alıcı olduğunu, müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı acentenin doğrudan taşıyanın konteynır demuraj alacağını talep ettiği, acentenin doğrudan davaya konu demuraj alacağını isteme hakkına sahip olmadığı, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının taşıyana izafeten açtığı davada ise, malın doğrudan liman idaresi tarafından hak sahibi olduğu belirlenmeyen 3. kişiye teslimiyle, taşıyanın yük alacaklısı hakkı olarak adlandırılan kanuni rehin hakkını ve TMK hükümlerine göre hapis hakkını kullanmasına engel olunduğu, bu nedenle davalının taşıyana karşı sorumluluğunun bulunduğu, 818 sayılı BK’nın 50-51 ve 142. maddeleri gereğince gönderilen ve davalının müteselsil sorumlu olduğu ve taşıyanın oluşan zarar nedeniyle müteselsil borçlulardan ister gönderilene isterse liman idaresine başvurmasının mümkün olduğu, ayrıca demuraj alacağı miktarının 2.445,00 USD
olarak belirlendiği gerekçesiyle davacı …’nin kendi adına asaleten açmış olduğu davanın husumet nedeniyle reddine, davacı … … SA’ye izafeten acentesi …’nin açmış olduğu davanın kabulü ile, 2.445 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil temyiz etmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Mahkemece verilen karar, feri müdahile 04/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, feri müdahil tarafından 05/01/2017 tarihinde temyiz edilmiş olup, süresinde değildir. HUMK 432/4. maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK 432/4. maddesi uyarınca fer’i müdahilin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, feri müdahilin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 192,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden fer’i müdahile iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.