Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5767 E. 2014/9994 K. 29.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5767
KARAR NO : 2014/9994
KARAR TARİHİ : 29.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2012 gün ve 2010/37-2012/389 sayılı kararı onayan Daire’nin 15/01/2014 gün ve 2013/11721-2014/845 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … dışına çalışmak için gurbetçi olarak gittiğini ve zor koşullarda biriktirdiği kazancını hem ülkesinde değerlendirmek hem de istediği zaman geri alabileceği kârlı bir yatırıma dönüştürmek için davalılara makbuz karşılığında 60.000 DM yatırdığını, paranın tahsili anında ve sonrasında defalarca bizzat davalı şirket temsilcileri tarafından paranın her istediği an geri alınabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği taahhüdünde bulunulduğunu, davalı …’ün paravan olarak kullandığı davalı şirket ile birlikte müvekkillerinin zararından …’nın 336.maddesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen 60.000 DM karşılığı 66.000 TL’nin şimdilik 7.500 TL kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 11.4.2012 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu alacak taleplerini 66.000 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere … dışında çalışan davacıdan “…” ibarelerinin büyük puntolarla “ınternational marketing and tradıng AG” ibarelerinin küçük harflerle yazıldığı “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olduğunun, dosya içeriğinden … dışında kurulu bu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı bulunduğunun (ki bahsi geçen Holding’in davalı … olduğu da çekişmesizdir), yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağının, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağının, sessiz ortağın fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceğinin, payına düşen meblağın yabancı holdingden isteneceğinin ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceğinin anlaşılmasına, yine çekişmesiz olduğu üzere … dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin davalılardan … olmasına, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücünün mevcut bulunmamasına, davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı bulunduğu üzere toplanan paraların da Türkiye’ye gönderilmiş olduğunun tespit edilmesine, davadaki zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların dikkate alınmasının gerekmesine, ayrıca (HUMK’nın 235 ve HMK’nın 187/2’inci maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardan …’ün diğer davalı … vasıtasıyla Türkiye’de çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapması ve yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunmasına, davacı tarafın da davada bu nedenle … dışındaki şirkete para verdiği iddiasında olmasına, davalı tarafın davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı …’ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan, imzaladığı sözleşmeyle belirlenen sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve … dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulünün gerekmesine göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.