Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/16838 E. 2017/2292 K. 22.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16838
KARAR NO : 2017/2292
KARAR TARİHİ : 22.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62/1, 50/4, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca
mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay günü saat 03.30 sıralarında, sanığın idaresindeki minibüsle yerleşim yerinde, bölünmüş, üç şeritli, aydınlatması mevcut olan ve asfalt kaplama yolda seyri sırasında sağ şeritte park halinde olan halk otobüsüne çarptığı ve idaresindeki minibüs içerisinde yolcu olarak bulunan …’un basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde, …’ın ise 5. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, TCK’nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı, ancak bu suçun şikayete tabi olsun veya olmasın bütün hallerinin CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında mağdur …’a uzlaşma iradesi sorulmadığı, görevsiz mahkemede alınan beyanında şikayetçi olduğunu ifade ettiği ancak uzlaşma hususunda bir beyanda bulunmadığı ve yargılama yapan görevli mahkemece de dinlenilmediği, katılan …’ın ise soruşturma aşamasında uzlaşmak istemediğini beyan ettiği ancak 22/05/2012 tarihli celsede belirttiği miktarda ödeme yapıldığı takdirde uzlaşabileceğini beyan ettiği görülmekle, mahkemece CMK’nın uzlaşma başlıklı 253. ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
2-Sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olması nedeniyle, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, hürriyeti bağlayıcı cezayı adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK’nın 50/1-a maddesi yerine TCK’nın 50/4. maddesinin gösterilmesi,
3- Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, “Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi