YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6933
KARAR NO : 2014/11076
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2011 gün ve 2010/761-2011/436 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.12.2013 gün ve 2012/5524 – 2013/22714 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 14.08.2008 tarihinde davalının “… …. Alışveriş ve Ticaret Merkezi” işyerinde güvenlik hizmeti vermek üzere karşılıklı edim ve taahhütleri içeren 3 yıllık bir sözleşme yapıldığını, davacının ekonomik olarak büyük bir ana şirketin kuruluşu olup, … alışveriş merkezlerinin imalat ve işletmesini yaptıklarını, hem davalı hemde yasa gereği Emniyet Müdürlüğü’nce verilen hizmetin sürekli ve periyodik olarak denetlendiğini, buna rağmen davalının geçerli ve haklı bir nedene dayanmaksızın “gördüğümüz lüzum üzerine” demek suretiyle süresi dolmadan sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini, sözleşmenin 9. maddesinde fesih koşullarının ayrıntılı olarak düzenlendiğini, davalının davranışının sözleşme koşullarına uygun bulunmadığını, bu maddenin davalıya sözleşmeyi sınırsız olarak fesih edebilmek hakkını vermediğini, sözleşmelerin yorumunda “güven” ilkesinin esaslarının geçerli olduğunu, tarafların haklarını kullanırken objektif iyi niyet kurallarına uygun hareket etmek zorunda olduklarını ileri sürerek müvekkilinin sözleşmeyi sonuna kadar ifa edebilmek bakımından yapmış olduğu yatırımlardan fesih ile boşa giden bedelinden şimdilik 5.000 TL, mahrum kalınan kazanç bedelinden şimdilik 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.