Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/15673 E. 2017/4379 K. 12.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15673
KARAR NO : 2017/4379
KARAR TARİHİ : 12.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddine sanık …

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen 29.09.2015 tarihli karara yönelik, bir haftalık yasal süreden sonra 07.10.2015 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin 07.10.2015 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik eylemi nedeni ile kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’ın bilinen son adresi yerine doğrudan mernis adresine yokluğunda verilen kararın tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı anlaşılarak temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilmekle yapılan incelemede;
Müştekinin çalınan aküsünün kolluk araştırması sonucu sanığın çalıştığı işyerinde bulunarak müştekiye teslim edildiğinin anlaşılmasına göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re’sen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik eylemi nedeni ile kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’ın bilinen son adresi yerine doğrudan mernis adresine yokluğunda verilen kararın tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı anlaşılarak temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilmekle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müştekiye ait tırın yakıt deposunun tapasını yıldız anahtar ile açarak yakıt çalma biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması,
2-Müştekinin talimat yolu ile alınan beyanında zararının giderildiğini beyan etmemesine karşın kolluk tarafından müştekinin telefon yolu ile zararının giderildiğini bildirdiğinin tutanak altına alındığının anlaşılmasına göre müştekiden zararının giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi aşamada giderildiği sorularak sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nın 168/1, 2. maddeleri şartlarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz talebi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesine göre, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının gözetilmesine, 12.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.