YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7104
KARAR NO : 2014/13284
KARAR TARİHİ : 04.09.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2012 tarih ve 2012/47-2012/299 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve borcu üstlenen … vekili ile davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/09/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalılardan … A.Ş. vekili … ve … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilin …ye devirden önce … A.Ş’nin … Şubesi’ne 161.016,00 TL mevduatını 05.01.2010 vade tarihine kadar % 89 faiz oranı üzerinden yatırdığını, 21/12/1999 tarihinde … A.Ş yönetimine … tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetimin …’ye devredildiğini, müvekkilimin bankaya yatırmış olduğu mevduatın dava dışı off shore bankasına aktarıldığını, müvekkilinin dolandırılarak zarara uğratıldığını, yanlış yönlendirildiğini belirterek şimdilik 161.016,00 TL mevduat alacağının bankaya yatırıldığı tarihten itibaren akdi faiz, vadeden itibaren ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve borcu üstlenen … vekili, zamanaşımı def’i, hakdüşürücü süre, husumet yönünden ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, husumet, zamanaşımı defi ve hakdüşürücü süre itirazlarının yerinde olmadığı, davacının ikna ve terkin ile off shore hesabına yönlendirildiği, … A.Ş. ve off shore yöneticilerinin aynı olduğu, … A.Ş’nin off shore adına mevduat topladığı, off shore bankası hakkında açılan tüm dava ve takiplerin sonuçsuz kaldığı, davacının zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 161.016,00 TL’nin 01.12.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve borcu üstlenen … vekili ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı …’in isminin karar başlığında gösterilmemesi ve borcu üstlenen …’nin karar başlığında ihbar olunan olarak gösterilmesinin mahallinde her zaman düzeltilebilecek bulunmasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının offshore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve borcu üstlenen … vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de, davalı … Bank A.Ş’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan … A.Ş’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacılara ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten…A.Ş’nin … tarafından devir alındıktan sonra en son … A.Ş’ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken … A.Ş’ye devredilen… A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan … A.Ş’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça, vade tarihinden sonra akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi talep edilmiş olmasına ve davanın ticari iş niteliğindeki bankacılık işleminden kaynaklanmasına göre, hükmedilen alacağın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka ve borcu üstlenen … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 3 numaralı bendinde geçen ”3.950,25 TL’nin” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ”1.538 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın davalı banka ve borcu üstlenen … yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1. numaralı bendinde geçen ”yasal faizi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ”avans faizi” ibaresinin eklenmesine, kararın davacılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 04/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.