YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7238
KARAR NO : 2014/13805
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 22.10.2013 tarih ve 2010/532-2013/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olduğu dönemde işçi iş akdinin haklı nedenle feshedilmesi gerekirken haksız fesih uygulandığını, bu suretle işçiye tazminat ödemesi yapıldığını ve şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek davalıdan 63.264,44 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işçinin iş akdinin kanunlara uygun olarak feshedildiğini ve yine tazminat ödemesinin kanunda belirtilen miktarlar dikkate alınarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca işçinin cumartesi günleri çalışma saatleri konusunda, savunmasının alındığı tarihten geriye doğru 7 yıllık bir sürede bir uyarı almadığı, amirine söylediğinde de olumsuz bir cevap almadığı, işveren tarafından bu gibi durumlar üzerinde durulmadığı çeşitli davranışlar ile işçiye gösterilmişse artık bu nedene dayalı olarak yapılan feshin geçersiz sayılacağı, işçinin fiiline uygun düşen şirket personel yönetmeliği hükmü uyarınca ihtar cezası verildiği, konunun yargıya intikal etmesi halinde yerleşik içtihatlara göre şirket aleyhine karar çıkacağı, bu nedenle haklı fesih koşullarının oluşmadığı, davalı eyleminin hukuka uygun bulunduğu, şirketin zararırının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı taraflardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.