YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6863
KARAR NO : 2017/7647
KARAR TARİHİ : 04.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde pompacı olarak 01.04.1998-10.07.2013 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmasının 24 saat aralıksız çalışma, 24 saat aralıksız dinlenme şeklinde olduğunu, haftalık ortalama 84 saat çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının ücretinin hiçbir zaman ödenmediğini, davacının işyerindeki mevcut olumsuzlukların giderilmemesi, çalışma koşullarının iyileştirilmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının talep ettiği alacakların bir kısmının zamanaşımına uğradığını, davalı firmanın çalıştırdığı bütün işçilerin her türlü hak ve alacaklarını ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
A-Davacı temyizi yönünden ;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kabule göre, hakkaniyet indirimi nedeni ile reddine karar verilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmemesi daire uygulaması ile benimsenmiş olup, Mahkemece bu yön gözetilmeksizin davalı lehine hakkaniyet indirimi uyarınca reddedilen miktar nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır.
B-Davalı temyizi yönünden;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Kanun’un 41. maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63. madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bir işçinin günde en fazla fiilen 14 saat çalışabileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda bir hafta 3 gün diğer hafta ise 4 gün çalışma yapılacağından, yukarıda bahsedilen 63. madde hükmü gereğince, haftalık normal çalışma süresi dolmamış olsa dahi günlük 11 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılması nedeniyle, bu çalışma sisteminde işçi ilk bir hafta (3×3=) 9 saat takip eden hafta ise (4×3=) 12 saat fazla çalışma yapmış sayılmalıdır.
Somut olayda; davacının davalıya ait işyerinde pompacı olarak çalıştığı, çalışma düzeninin 24 saat çalışma 24 saat dinlenme esası üzerine olduğu her iki taraf tanıklarının beyanlarından anlaşılmıştır. Bu tür bir çalışma sisteminde davacının bir hafta 4 diğer hafta 3 gün çalışacağı haftanın diğer günlerinde çalışmayacağı aşikardır. Davacının fazla mesai alacağının yukarıda belirtilen hesap yöntemi ile tespiti gerekirken yanlış değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacının hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı bir diğer uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacının çalışma düzeninin 24 saat çalışma 24 saat dinlenme esası üzerine olduğu, 24 saat çalışma 24 saat dinlenme şeklinde geçen çalışmalarda, davacının bir hafta 4 diğer hafta 3 gün çalışacağı haftanın diğer günlerinde çalışmayacağı, bu nedenle hafta tatili çalışması olamayacağı dikkate alınmadan hafta tatili alacağına hükmedilmesi de hatalıdır.
Yine, davacının birer gün ara ile çalışmadığı anlaşılmasına rağmen bilirkişi davacının bütün ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını kabul ederek ulusal bayram genel tatil alacağı hesaplamış ve Mahkemece de bu yönde karar verilmiştir.
Davacının birer gün ara ile çalıştığı dikkate alınarak ulusal bayram genel tatil günlerinin tamamında çalışamayacağı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.