YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/29199
KARAR NO : 2017/11233
KARAR TARİHİ : 16.05.2017
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı… Belediye Başkanlığı vekili ve davalı … Tic. Ltd. Şti. temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, davacının ayda bir hafta tatilinde çalıştığının esas alınarak hafta tatili ücreti alacağının hesaplanması dinlenen tanık beyanlarına göre yerindedir. Ancak, Mahkemece, davacı asilin hafta tatillerinde çalışmasına ilişkin yemin ettiği gerekçesiyle, hesaplanan hafta tatili ücreti alacağında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğinin benimsenmesi hatalı olmuştur. Şöyle ki, yemin teklifi, vakıaya ilişkin ispat yükü üzerinde olan tarafça diğer tarafa karşı yapılır. Söz konusu tatil çalışmasının varlığını kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu nazara alındığında, davacının hafta tatili çalışmasına dair yemininin kendi lehine delil olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Anılan sebeple, davacının ayda bir hafta tatilinde çalıştığının esas alınarak hafta tatili ücreti alacağının hesaplanması dinlenen tanık beyanlarına uygun ise de, Mahkemece yazılı gerekçe ile söz konusu alacağa takdiri indirim uygulanmaması yerinde değildir.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asgari geçim indirimi alacağının hesaplanmasında, işçinin ikinci çocuğunun doğum tarihine ilişkin kabulün, UYAP üzerinden incelenen nüfus kaydıyla uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde, nüfus kaydına göre çocuklarının doğum tarihine dikkat edilerek, tarih aralıklarına göre ödenmesi gereken asgari geçim indirimi tutarları tespit edilmeli ve dosyaya sunulan belgelere göre ödenen tutarlar da mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.
4-Davacının aylık ücret alacağına yönelik talebi, 2014 yılının Mart ayına ilişkindir. Ek bilirkişi raporunun düzenlenmesinin ardından dosyaya sunulan dekontlardan, davacının banka hesabına fesih tarihinden sonra 21.04.2014 tarihinde 886,16 TL, 08.12.2014 tarihinde ise 240,39 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Ödeme Savunmasına ilişkin belgelerin her aşamada nazara alınmasının mümkün olduğu Yargıtay’ca kabul edilmektedir. Bu halde, Mahkemece söz konusu dekontların dikkate alınmaması yerinde değildir.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.