YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19369
KARAR NO : 2014/14608
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …. Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 51, 52, 75, 89, 102, 105 ve 284 parsel sayılı ….437…., 28.978.86, ….332.38, ….786.09, ….532.96, ….700.62 ve 26.591.62 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ayrı tapu kayıtları nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş; 101 ada 44 parsel sayılı ….066.762.52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
…- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … vekilinin çekişmeli 101 ada 51, 52, 75, 89, 102, 105 ve 284 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi bu taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
…- Davacı … vekilinin 101 ada 44 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli 101 ada 44 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2013/104 (eski 2012/140) Esas sayılı dava dosyasında davalı olduğu, temyiz aşamasında dosyaya getirtilen dava dosyasının incelemesinden anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun …. maddesi uyarınca, kadastro hakimi taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü tapu sicilini oluşturmak; doğru, uygulanabilir, açık ve infazda tereddüt doğurmayacak nitelikte hüküm kurmakla yükümlüdür. Aynı taşınmaz hakkında birbirinden farklı hükümler kurulması halinde infazda şüphe ve tereddüt oluşacağı, amaçlanan tapu sicilinin tesis edilemeyeceği açıktır. Bu nedenle, kadastro mahkemelerinde, aynı kadastro parseli hakkında açılan davaların birlikte görülmesinde zorunluluk vardır. Hal böyle olunca; mahkemece, aynı taşınmaza ilişkin bulunan davaların 6100 sayılı HMK’nın 166 ve devamı maddeleri gereğince birleştirilmesine karar vermek gerekirken, ayrı ayrı yargılamaya devam edilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 101 ada 44 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 04…..2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.