Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/17265 E. 2017/8619 K. 23.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17265
KARAR NO : 2017/8619
KARAR TARİHİ : 23.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesine haklı veya geçerli bir neden olmaksızın son verildiğini, ikale sözleşmesinin irade feshadı altında imzalatıldığını, matbu bir sözleşme olduğunu kaldı ki 5. paragrafında müvekkili dışında başka bir kişinin isminin yer aldığını ayrıca ikale sözleşmesinin 29.08.015 tarihinde değil 02.09.2015 tarihinde imzalatıldığını ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; işe iade davasının yaanın öngördüğü hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, iş sözleşmesinin ikale ile son bulduğunu, ikale teklifinin davacıdan geldiğini ve ikale sözleşmesinin de 29.08.2015 tarihinde imzalandığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, iş sözleşmesinin 31.08.2015 tarihinde feshedildiğini, ikale sözleşmesinin 2 gün sonra 02.09.2015 tarihinde ibraname ve diğer belgelerle birlikte baskı altında imzalatıldığını ileri sürmüştür.
Davalı ise 29.08.2015 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile iş sözleşmesinin sonra erdiğini ve işe iade davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunmuştur.
İşe iade davasının 30.09.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 31.08.2015 tarihinde sona erdiği ve işe iade davasının 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının işten ayrılma iradesinin bulunmadığı, davalı taraftan gelen ikale teklifi üzerine sadece kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek ve makul bir yarar da sağlanmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesi ile feshin geçersizliğinin tespitine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece iş sözleşmesinin 31.08.2015 tarihinde sona erdiğinin kabul edilmesine karşın; 29.08.2015 tarihli ikale sözleşmesi bir değerlendirmeye tabi tutularak feshin geçersizliğine hükmedilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere işe iade davasının fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir. Bu husus dava şartı olup mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Yerel mahkemece taraf delilleri toplanmaksızın ve özellikle tanıklar dinlenmeksizin sadece davacı asilin beyanı alınarak, 2. celse karar verildiği saptanmıştır.
Fesih tarihi ve ikale sözleşmesinin baskı altında imzalanıp imzalanmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Her ne kadar yerel mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 31.08.2015 tarihinde sona erdiği kabul edilmiş ise de, bu sonuca nasıl ulaştığına dair bir gerekçede oluşturulmamıştır.
Taraf delilleri toplanarak ve özellikle tanıklar dinlenerek, iş sözleşmesinin hangi tarihte sona erdiği buna göre işe iade davasının süresinde açılıp açılmadığı, iş sözleşmesinin ikale ile son bulup bulmadığı, bulmuş ise ikale sözleşmesinin baskı altında alınıp alınmadığı, baskı altına alınmamış ise ikale icabının kimden geldiği (Dairemiz yerleşik içtihatları gereğince, ikale icabının işçiden geldiği durumlarda makul yarar şartı aranmamaktadır.) araştırılarak davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı somut olarak belirlenmelidir.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.