YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9830
KARAR NO : 2017/8347
KARAR TARİHİ : 09.05.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ayrımcılık tazminatı ile fazla mesai ücreti, prim, hisse senedi alacağı yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı işçinin ,davalı işverene ait iş yerinde 12/07/2004-07/12/2010 tarihleri arasındaki dönemde istasyon işletmeleri müdür yardımcısı olarak çalıştığını, geçerli bir sebep olmaksızın ve kendisine işten çıkarılma sebebi dahi açıklanmadan işten çıkarıldığını, iş akdi feshinin geçersizliğinin tespiti ve işe iade istemli bir davanın ayrıca açıldığını ve halen görülmekte olduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı izin parası ,ikramiye ve performans üzerinden satış bedeli olarak ödenen tazminat alacağı ,fazla çalışma yapılan sürelere ait alacağa karşılık 500,00 TL İş Kanunun 5. Maddesine aykırı işveren firma tutumu nedeniyle tazminat alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Üsküdar 1 İş Mahkemesinin 2010/926 Esas sayılı dosyası ile feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade istemli dava ikame etmiş olup huzurdaki davanın bu nedenle dinlenmesinin mümkün olmadığını, davacı işçinin iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatları kendisine ödenmek suretiyle 07/12/2010 tarihinde yazılı fesih bildirimi ile feshedildiğini savunarak, davanın devam eden işe iade davası nedeniyle dinlenilmeyerek usulden reddine, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller,tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde;davacının davalı işverene ait iş yerinde 12/07/2004-07/12/2010 tarihleri arasında çalıştığının anlaşıldığı,davacının son ücretinin aylık net 5.555,00 TL, brüt 7.753,00 TL olduğunun anlaşıldığı,davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerden 10/12/2010 tarihinde davacıya 35.345,01 TL ödeme yapıldığı,davalı tarafça dosyaya sunulan dekonttan davacıya 21/08/2014 tarihinde 83.852,00 TL ödeme yapıldığı belirlenmiş ve açıklama kısmında mahkeme kararı gereğince ödeme olduğunun belirtildiği,dosya arasına getirtilen İstanbul Anadolu 5 İş Mahkemesinin 2012/654 Esas 2014/118 Karar sayılı kararı ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği ve söz konusu hükmün Yargıtay 22 Hukuk Dairesinin 09/06/2014 tarih ve 2014/14578 – 16403 E. K. sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığı,dosyada bulunan ödeme dekontlarına göre ödendiği anlaşılan kıdem tazminatı,ihbar tazminatı, ücret ve prim alacağının reddine,ispat edilemeyen fazla mesai,ayrımcılık tazminatı istemlerinin reddine,hisse senedi alacağı henüz işçilik alacağı haline gelmediğinden reddine ve ödeme dekontuna göre 1.030,87 TL’lik yıllık izin ücreti alacağı ödendiğinden bakiye yıllık izin ücreti alacağının kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında prim alacağının hesabı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinin ilk fıkrasına göre, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Yasada ücretin eklerinin neler olduğu müstakilen düzenlenmemiş olmakla birlikte, değinilen maddenin ikinci fıkrasındaki “…banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının..” ibaresi gereğince, ücretin yanı sıra prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü ödemelerin banka hesabına yatırılması öngörüldüğünden, “prim” ve “ikramiye” ücretin eki olarak İş Kanununda ifadesini bulmuştur.
Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir. Pirimin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece pirim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.
İşçinin prime hak kazanması için işyerinde pirim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışması gerekmez. İşçinin işyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere prim talep hakkı vardır.
Mahkemece dava tarihinden önce ödeme yapıldığı gerekçesi ile prim alacağının reddine karar verilmiş ise de; dosyanın içinde bulanan ödeme dekontlarının incelenmesinde 10.12.2010 tarihinde yapılan ödemenin, kıdem tazminatı,ihbar tazminatı,izin ücreti ve 7 günlük çalışma ücretine ait olduğu, 21.08.2014 tarihinde yapılan ödemenin ise ,işe iade davası ile hükmolunan boşta geçen süre ücreti,işe iade tazminatına ilişkin olup, prim alacağının ödendiğine dair belge olmadığından davacının prim alacağı hesap edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: