YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2536
KARAR NO : 2023/3576
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mağdure … vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdure …’ın, kovuşturma aşamasında sanıklardan şikayetçi olmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi
gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarihli ve 2012/3 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.07.2017 tarihli ve 14-2014/352728 sayılı, kısmi ret, kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdure … Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlediğini gösterir delil bulunmaması karşısında mütalaa doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure …’ın anlatımlarının çelişkili ve tutarsız olduğu, iddia olunan olay örgüsünün çelişkiler barındığı, müştekilerin tehdit edilme iddiasına karşın herhangi bir suç duyurusunda bulunmamalarına karşın usul ve yasaya aykırı olarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve alınan adli rapora istinaden mağdure …’ın on sekiz yaşından büyük olduğunun anlaşılmasına karşın suç vasfı hatalı olarak değerlendirildiği hususlarına ilişkindir.
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure …’ın çelişkili anlatımlarına karşın mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
E. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kayden on altı yaşında olan mağdure … ile sanık … arasında kısa bir süreyle duygusal mahiyette bir ilişki yaşandığı, olay günü mağdure …’ın çalıştığı iş yerinden ayrılıp ikametine yakın bir mevkide bulunan “…” isimli marketin önünde saat 21:00 civarında arkadaşı tanık … ile buluştuğu sırada sanık …’in, ağabeyi tarafından mağdure …’ın ablasına gönderilen hediyeyi verme bahanesi ile mesaj yoluyla adı geçeni yanına çağırması üzerine mağdure …’ın, tanık … ile birlikte sanık …’in bulunduğu “…” olarak bilinen mevkiye gittikleri, mağdure …’ın “Eve birlikte döneriz beni bekle” diyerek tanık …’i göndermesi ile sanık …’le yalnız kaldığı, devamında sanık …’in, mağdure …’ı yakın bir mevkide inşaat halindeki binaya gitmeyi teklif etmesine karşın mağdure …’ın ilk başta sıcak karşılamayıp sanık …’in ısrarı ile bahse konu hediyeyi vereceğini düşünerek kabul etmek zorunda kaldığı, adı geçenlerin inşaat halindeki binaya girip iki kat aşağı inmeleri üzerine sanık …’in “Ya benimsin yada seni ve kendimi de öldüreceğim, buradan çıkmayacağız” şeklindeki söylemde bulunması ile mağdure …’ın tepki gösterdiği sırada diğer sanıklar …, … ve … …’in daha önceden yapılan plan dahilinde anılan mahalle geldikleri ve ilk olarak sanık …’in adı geçenlerin yanına gelip “ne oluyor burada” şeklinde sözler sarf ettiği, kısa bir süre için sanık …’in tekrar yukarı çıktığı sırada bu kez kıyafetlerinin kapüşonunu başlarına geçirerek yüzlerini gizleyen sanıklar … ve …’in, sanık … ile mağdure …’ın yanına inip tekrar yukarı çıktıkları, akabinde sanıklar …, … ve …’in tekrar aşağıya inmeleri ile sanıklar … ve …’in, mağdure …’ın ellerinden tutarak öne doğru eğip ayaklarına ayakları ile basarak etkisiz hale getirdikleri ve devamında sanık …’in, mağdure …’ın elbisesini yukarı doğru kaldırıp çamaşır ve çorabını aşağı indirerek cinsel organını anüs bölgesine sokmak suretiyle cinsel ilişki yaşadığı ve bir yandan da elleriyle mağdure …’ın göğüslerine dokunduğu, anılan arbede sırasında mağdure …’ın cebindeki telefonu almak için hamle yapması üzerine sanık …’in, adı geçenin elinden telefonu alarak yere attığı, cinsel ilişki sonrası mağdure …’ın ağladığı sırada sanık …’in, “Seni ailene götürüp söyleyeceğim, mutlaka bana verecekler” şeklindeki söylemde bulunması ile mağdure …’ın “Allah seni kahretsin, sen bunu yapmak için mi beni çağırdın, erkekliğe sığar mı senden bunun öcünü alacağım” şeklinde sözlerle karşılık verdiği, anılan olay sonrasında sanıkların anılan mahalden ayrılması ile mağdure …’ın da anılan mahalden ayrılıp durumu ailesine bildirmesi ile kolluk kuvvetlerine intikalin gerçekleştiğinin kabulüne dair mahkeme gerekçesinde mağdure …’ın anlatımları, savunma tanıkları dahil tanık anlatımları, iç ve dış beden muayenesine dair rapor, teşhis tutanağı, kamera kayıtları, mesaj inceleme tutanakları, mernis doğum formu, bilirkişi ve uzmanlık raporu, iletişim kayıtları ve tüm dosya kapsamı itibariyle mağdure …’ın sanıklar tarafından tehdit edilmesi sebebiyle beyanını değiştirdiğinin kabulü ile sanıkların atılı suçları işlediklerinin kabulü ile mahkumiyetlerine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure … Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Suç tarihinde on beş yaşından büyük mağdure …’ın, 01.11.2012 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, mağdure … vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar …, … ve … … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Oluşa dair kabulde sanıkların eylem ve fikir birliğinde hareket edip çocuk olan mağdure …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerinin belirtilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerinde yer alan birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği dikkate alınarak temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerekliliği gözetilmeyerek eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Hüküm kısmının birinci maddesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun birden fazla kişi tarafından işlenmesi sebebiyle artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 103 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yerine yazılı şekilde “103/2” şeklinde gösterilmesi, ikinci maddesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlenmesi sebebiyle artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası yerine yazılı şekilde “103/5” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1. Sanık …’in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.09.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık … hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdure … Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarihli ve 2012/3 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararına yönelik mağdure … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …, … ve … … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarihli ve 2012/3 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2014 tarihli ve 2012/3 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.