YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/417
KARAR NO : 2023/3360
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/100 E., 2022/268 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/65 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/65 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 20.12.2021 tarihli ve 2021/24217 Esas, 2021/10130 Karar sayılı kararı ile gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.01.2023 tarihli ve 9-2022/139735 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Dava zamanaşımının geçtiğine, ve re’sen tespit edilen hususa ilişkindir.
B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Eylemin sarkıntılığı aştığı, birden fazla eylem olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine, teşdit uygulamayıp takdiri indirim uygulamasının yerinde olmadığına ve re’sen tespit edilen hususa ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Sanığın 07/05/2007 tarihinden bir ay kadar önce evine gitmekte olan mağdureye arkasından yaklaşarak ele geçirilemeyen bıçakla tehdit edip, ıssız bir yere götürmeye çalıştığı, bu sırada mağdurenin kalçasını elleyip okşadığı, mağdurenin bağırması üzerine mağduru götüremediği, 07/05/2007 günü ise akşam saatlerinde aynı yerde mağdureyi bekleyerek yine bıçakla onu tehdit ettiği, mağdurenin direnmesi üzerine mağdureyi bıraktığı, Adli tıp kurumunun 03/05/2012 tarihli raporu içereğinden mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun anlaşıldığı,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı yasa ile 28/06/2014 tarihinde yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nun 102/1 maddesinde “cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi,mağdurun şikayeti üzerine,iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” ibaresinin yer aldığı,Ancak hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmünün gözetilmesi gerektiği,6545 sayılı kanunla yapılan düzenlemeden sonra 5237 sayılı TCK”nun 102/1 maddesinin “cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi,mağdurun şikayeti üzerine,beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir” şeklinde düzenlendiği ve suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı yasa ile 28/06/2014 tarihinde yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nun 102/5 maddesinin, 6545 sayılı kanunla yapılan düzenlemeden sonra yasada yer almadığı,
Sanığın katılanın kalçasını ellemek suretiyle sarkıntılıkta bulunduğu, eyleminin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu ve sarkıntılık düzeyinde kaldığı, sanığın 6545 sayılı kanunla yapılan düzenlemeden sonra değiştirilen 5237 sayılı TCK ‘nun 102/1(2.cümle) maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği,sanık bu eylemi silahla gerçekleştirdiğinden cezasının 5237 sayılı TCK’nun 102/3-d maddesi gereğince yarı oranında arttırılması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/268 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.