Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4427 E. 2023/2819 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4427
KARAR NO : 2023/2819
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1783 E., 2022/938 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/752 E., 2017/633 K.

Taraflar arasında görülen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacı bankanın borçlu … Petrol Ltd. Şti.nden olan alacağı nedeniyle 3. kişiye ait taşınmazda banka lehine 2. sıradan ipotek konulduğunu, taşınmazın kendi tasarruflarıyla satılarak paraya çevrildiğini ve sıra cetveli düzenlendiğini, paylaşıma konu bedelin tamamının taşınmaz üzerinde lehine ipotek bulunan davalıya ödendiğini ancak davalının ipoteğinin dava dışı … Petrolcülük Ltd. Şti.nin borcunun teminatı olduğunu ayrıca yaptıkları satış masraflarının da kendilerine satış bedelinden öncelikle ödenmediğini ve davalının dava dışı … Petrolcülük Ltd. Şti.nden olan alacağını da tutarlı bir şekilde bildirmediği ve bu alacağın varlığına da itirazları bulunduğunu öne sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2017 tarih 2016/752 Esas 2017/633Karar sayılı kararı ile davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, alacağını kanıtlayamadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2019 tarihli ve 2018/973 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararıyla; ipotekli taşınmazın davalının borçludan olan taşınmazının teminatı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü doğru olsa da hükmün yanlış kurulduğundan bahisle İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan öncelikle davacı alacağının ödenmesine artan kısmın davalıya iadesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 24.05.2021 tarih ve 2021/738 Esas, 2021/2095 Karar sayılı ilamında; davalının, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde 1. derecede ipotek hakkı sahibi olduğu ve takip yapma zorunluluğu bulunmadığı, davacı bankanın satışı yaptırdığından bahisle satış bedeline ilişkin masraflarla ilgili olarak öncelikli tatmin edilme hakkı bulunduğu, davacı tarafından … Petrolcülük Ltd. Şti’nin … Petrolden olan alacağının esasına ilişkin itirazlar da bulunması nedeniyle usulünce bilirkişi incelemesi yapılarak bu alacağın gerçek miktarının belirlendikten sonra 1.sıra ipotek alacaklısı olan davalıya ödeme yapılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davalı lehine ipoteğin birinci derecede tesis edildiği, ancak davaya konu sıra cetvelinde birinci sırada yer alan davalının ipotekten kaynaklı alacağının sıra cetvelinin düzenlendiği tarih itibariyle bulunmadığı, sıra cetveline konu edilen taşınmazın satışının davacı banka tarafından yaptırıldığı bu nedenle davacının satış bedeline ilişkin masraflarla ilgili olarak öncelikli tatmin edilme hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin Yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı … Petrol Ltd. Şti. ile davalı taraf arasında yer alan hukuki ilişkinin sadece defter incelemesiyle tespit edilemeyeceğini, ipoteğin bayilik sözleşmesinden kaynaklanan her türlü borç için verildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında yer alan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

3. Uyuşmazlık sıra cetveline itiraz istemine ilişkin olup bu tür davalar niteliği gereği alacaklılar arasında görülmektedir. Zira kanundan kaynaklanan bu husus uyarınca sıra cetveline itiraz eden alacaklı kural olarak borçluyu değil, sıra itibariyle önde olan alacaklılara husumet tevcih etmektedir. Bunun sonucu olarak sıra cetveline itiraz davalarında davanın kabulü halinde kıyasen uygulanması gereken İİK’nın 235/3. maddesi uyarınca davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Bu davada sırasına itiraz edilen alacaklının kazanılmış bir hakkı mevcut olduğundan artan payın borçluya verilmesi hukuka uygun değildir. Bu nedenle artan kısmın borçluya verilmesi doğru görülmemişse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “artan kısım kaldığı taktirde borçluya verilmesine”,ibaresinin çıkartılarak yerine “artan kısım kaldığı taktirde davalıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.