YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5371
KARAR NO : 2023/2905
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/85 E., 2022/238 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı Bahri Ubay’dan alacaklı olduğunu, borçlu adına kayıtlı hacizli taşınmazın satışının yapıldığını ancak ihale bedelinin paylaştırılması için düzenlenen sıra cetvelinin hatalı olduğunu, davalı …’nün bir kısım alacaklarının zamanaşımına uğradığını ve gecikme zammı hesabında da hataya düşüldüğünü ileri sürerek, sıra cetveline itiraz etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. YEREL MAHKEME KARARI
Yerel Mahkemenin 03.05.2017 tarihli ve 2016/730 Esas, 2017/210 Karar sayılı kararı ile, davalı alacaklarından 23.10.2007 tarih ve 2850 yevmiyeli haciz ile 14.07.2008 tarih ve 2873 yevmiye sayılı hacizden kaynaklı alacakların satış tarihi itibariyle zamanaşımına uğramamış olduğu, diğer alacakların ise zamanaşımına uğramış oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz İncelemesi
Yargıtay Kapatılan Yüksek 15. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2021/1251 Esas, 2021/515 Karar sayılı kararı ile, davacının hükmü temyiz etmemesine dayalı olarak davalı yararına oluşan usuli müktesap haklar da dikkate alınıp, davalının 5 ayrı haciz bildirimine dayalı alacaklarının hangilerine sıra cetvelinde yer verilmiş olduğu ve yer verilenlerden zamanaşımına uğramış haczi bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Yerel Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının 1. ve 2. sıradaki alacaklarının zamanaşımına uğradığı, 3 ve 4. sıradaki alacaklarının ise satış tarihi itibarıyla, vergi asıl borcu 9.824,25 TL, gecikme zammı 12.514,71 TL olmak üzere toplam 22.338,96 TL olduğu, 5. sıradaki ve 25.12.2012 tarihli alacağı bakımından ise 2011 yılında yapılandırma için başvurulduğundan zamanaşımının kesildiği, bu alacağın satış 2015 tarihinde istendiği için zamanaşımına uğramadığı, sıra cetvelinde 22 .338,96 TL’nin 1. sıradaki davalı Sultarhisar Mal Müdürlüğüne, kalan 10.017,32 TL’nin ise Aydın 2 İcra Müdürlüğünün 2005/1483 Esasındaki dosyasına ödenmesi gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bozma kapsamına aykırı şekilde hüküm tesis edildiği, kararın gerekçe ile ve gerekçede bahsedilen bilirkişi tespitleri ile çelişkili olduğu, davalıya ayrılan payın fazla olduğu tespit edildiğinden davanın kabulü ile İİK madde 235/3 uygun hüküm kurulması gerektiği ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelinde davalı alacağının esasına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 138 inci maddesinin birinci fıkrası, Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 26.02.2013 tarih, 361-1086 E.-K. sayılı ilamı, Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarih, 530-6266 E.-K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1-İİK’nın 138/1. maddesindeki “Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır” hükmü uyarınca, sıra cetvelindeki alacaklar satış tarihi itibariyle belirlenir. Haciz konulan bir malın satış tutarı haciz tarihindeki alacak ile satış tarihine kadar hesaplanacak fer’iyle takip masraflarını tazmin eder.
Somut olayda mahkemece, davalı … Müdürlüğünün alacağı hesaplanırken satış sonrasında yapılmış 25.12.2012 tarihli haciz bildiriminde yer alan alacak ile buna ilişkin gecikme faizinin hesaba katıldığı anlaşılmaktadır.
2-Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında, kıyasen uygulanması gereken İİK’nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi, sıranın değiştirilmesine ya da sıra cetvelinin iptaline karar verilmemesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır.
Bu durumda mahkemece, itirazın kabulü ile 25.12.2012 tarihli haciz bildiriminde yer alan alacak ile buna ilişkin gecikme faizi toplamı sıra cetvelindeki davalı payından düşüldükten sonra bakiye tutarın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine dair hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Yerel Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın kararı veren Yerel Mahkemeye gönderilmesine,21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.