YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18545
KARAR NO : 2023/4169
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/192 E., 2016/99 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; mağdurenin, 20.02.2014 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan ettiği ve Bakanlık vekilinin ise kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunması sebebiyle mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin hükümleri temyize hakları bulunmadığı anlaşılmıştır.
O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 21.06.2013 tarihli ve 2013/27376 Esas sayılı iddianame ile sanıklar hakkında cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2013/192 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanık … hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyete ve sanık …’in ise beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Sanık … yönünden 15 yaşını bitirmiş olan mağdureye karşı nitelikli cinsel saldırı ve uyuşturucu madde temin etme suçundan, sanık … hakkında ise nitelikli cinsel saldırı eylemine yardım etme ve uyuşturucu madde temin etme suçlarından kamu davası açılmış olup Adli Tıp Kurumunun mağdur hakkındaki 30/04/2014 tarihli raporunda depresyon +anksiyete bozukluğu tespit edildiği, ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan bu pskiyatrik bozukluğun iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi cinsel saldırı olmaksızın başka bir olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceği, bunlar arasında ayrım yapılamadığı, Mahkemece cinsel saldırının gerçekleştiğinin subutu ve tespiti halinde ruh sağlığındaki bozulmanın cinsel saldıraya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağını, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, beyanlarına itibar edilmesine engel tıbbi bir nedenin bulunmadığı belirtilmiştir.
Sanık savunmaları, Adli Tıp Raporu, yakınıcı beyanları ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda olay tarihinde sanıklardan … *** ile 15-18 yaş grubunda bulunan mağdure arasında birden fazla vücuda cinsel organ sokmak suretiyle ilişki yaşandığı, bu ortamda uyuşturucu madde kullanıldığı, sanıklardan …’in iş evinde bu olayların gerçekleştirildiği iddiasında bulunulup ayrıca uyuşturucu madde temin etmek suçundan kamu davası açılmış ise de;
Mağdurenin olay tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu, iradesini sakatlayacak düzeyde ve nitelikte harici bir etki, zorla uyuşturucu madde kullandırma gibi bir durumun söz konusu olmayıp birlikte uyuşturucu madde kullanma olgusunun sabit olduğu, sanıklardan … yönünden ayrıca aynı olay nedeniyle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/127 Esas 2014/268 Karar numarasıyla yargılama yapıldığı, uyuşturucu madde ticareti eyleminin süreklilik arz eden niteliği ve suç tarihi ile olaylar nedeniyle anılan yargılamanın iş bu dosyadaki suçu da kapsadığından sanık … yönünden mükerrerlik söz konusu olduğu,
Mağdurenin yargılama esnasındaki beyanında sanık …’ den şikayetçi olmadığını beyan etmiş olduğu, her ne kadar nitelikli cinsel istismar yönünden eylemin sanık … açısından mağdureye yönelik zincirleme olarak sübut bulduğu sabit ise de; mağdurenin yakınmasından vazgeçmesinin her iki sanık yönünden sonuç doğuracağı anlaşılmakla, diğer sanığın bu eylemler sırasında yer temin ettiğine yönelik suçlamanın da yakınmadan vazgeçmeyle birlikte sirayet edeceği,
Sanıklardan … hakkında uyuşturucu madde ticaretinden kamu davası açılmış ise de bu eylemlerin hakkında açılan kamu davası mükerrer olan sanık … tarafından temin edildiği, ancak sanık …’in TCK 109/1-a maddesindeki uyuşturucu madde kullanımı için yer temin ve tahsis etme eyleminin oluştuğu, suç vasfının bu hali ile değişiklik sergilediği sonuç ve kanaatine varılmakla vasıf değişikliği neticesi sanıklar … *** ve … … ***’ ün mağdureye yönelik cinsel istismar ve cinsel istismara yardım etme suçlarından 15-18 yaş grubundaki mağdureye karşı rızası dahilinde cinsel istismar ve bu suça yardım etme suçlarının şikayete tabii suç olup müştekinin şikayetinden vazgeçmesinin her iki sanık yönünden de netice doğurduğundan eylemlerine uyan TCK 104/1 maddesinde belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ve bu suça yardım etme suçlarının ayrı ayrı düşürülmesine karar vermek gerekmiş, sanıklardan … *** yönünden her ne kadar uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de Bakırköy 15 Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/127 esas, 268 karar sayılı ilamı ile yargılama yapıldığı, yargılamaya konu bu olayın Mahkememizin iddianame tarihini de kapsayacak şekilde cezalandırılmış oluşu nedeniyle mükerrer yargılama yapıldığı anlaşılmakla mükerrer açılmış olan iş bu davanın reddine karar vermek gerekmiş, sanık … ***’ ün ise eyleminin vasıf değişikliği nedeniyle uyuşturucu madde ve uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak için özel yer sağlama suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş olup şartları bulunmakla hakkında verilen ceza yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tatbik edilmek suretiyle aşağıdaki şekilde oy birliği ile hüküm kurulmuştur..” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekili ile Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Mağdurenin yargılama aşamasında alınan beyanında şikâyetçi olmadığını beyan ettiği ve Bakanlık vekilinin ise kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunduğu, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdure Vekili ile Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2013/192 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2013/192 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.