YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2662
KARAR NO : 2023/12882
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/153 E., 2016/196 K.
SUÇLAR : Şantaj, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması, hak yoksunlukları ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi,
2. Şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 52 nci maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması, hak yoksunlukları ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi,
Kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme ile karar verildiğine ve katılanın annesi ve kız kardeşi olan tanıkların subjektif beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, resmi nikahlı evli oldukları, ancak boşanma aşamasında bulundukları eşi olan katılana 23.08.2015 tarihinde ”Hırsız” şeklinde mesaj atmak suretiyle hakaret ettiği, 23.12.2015 tarihinde ise telefon ile aradığı ve ”Açtığın davayı geri çek çekmezsen eğer mahkemede boşanırsak sen başkası ile evlenemezsin seni ayaklarından vururum” demek suretiyle tehdit suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, katılan ifadesi, sanık savunması ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine hakaret suçunu ve her ne kadar tehdit suçundan kamu davası açılmış ise de değişen suç vasfı nedeniyle şantaj suçunu işlediği kabul edilerek, mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, katılana söylediği iddia ve kabul edilen “Açtığın davayı geri çek çekmezsen eğer mahkemede boşanırsak sen başkası ile evlenemezsin seni ayaklarından vururum” şeklindeki sözlerin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın savunmasında atılı suçu kabul etmemesi, katılan ve annesi ve kardeşi olan tanıklar G.B. ve G.B.’nin beyanları dışında tarafsız tanık bulunmaması karşısında: sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suçun Sübutuna Yönelik Temyizde
Tüm dosya kapsamı, SMS mesaj tutanağı, sanığın ikrarı, katılan beyanları karşısında sanığa atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Hususlara Yönelik Temyizde
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, CMK’nın 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraat etmesi gerektiği karşısında, hakaret suçu yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/196 Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.