YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1244
KARAR NO : 2023/3691
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2015/1136 E., 2016/622 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/1136 Esas, 2016/622 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2021 tarihli ve 2016/383097 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Diğer temyiz sebeplerine,ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.”Dosya kapsamı, inşaat ve ziraat bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlar, ilgili taşınmazın kayıtlarından, sanığın ilgili yeri 03.02.2014 tarihinde satın aldığının anlaşılması, Marmaris Belediyesi’nin 18.04.2016 tarihli yazısından, ilgili taşınmaza ilişkin 21.12.2015 tarihinde yapı ruhsatı düzenlendiğinin anlaşılması, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müd.nün 22.05.2015 tarihli belgenin incelenmesinde, ilgili taşınmaza ilişkin müdürlüğe başvuru yapıldığı, başvuru üzerine “rapor” başlıklı belgenin düzenlendiği, raporda inceleme konusunun … Pansiyonu mimari projesi olduğunun anlaşılması ile sanığın suçu redde yönelik savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanığın, adına kayıtlı taşınmazında ev yapmak amacıyla … Mühendislik adlı şirketle anlaştığı, eve ilişkin projenin hazırlanarak ilgili kurumlara başvuru yapılması amacıyla taşınmazda toplam 3 adet kazı çukuru açıldığı, bu durumun ilgili yere ilişkin yapı ruhsatı verilmesinin uygun olup olmaması hususunda inceleme yapan Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müd.nü tarafından tespit edildiği anlaşılarak, sanığın taşınmazında ilgili 3 adet kazı çukurunu yapı ruhsatı almak amacıyla zemin etüdü için açtığı kanaatine varılarak, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği kabul olunmuştur. Ayrıca iddia konusu taşınmaz içerisinde bulunan ağaçların 2006 yılından önce, taş duvarların ise 08.05.2013 tarihi itibariyle var olduğunun tespiti ile sanığın ilgili taşınmazı 03.02.2014 tarihinde satın alması karşısında, ilgili aykırılıkların sanığın taşınmazı satın aldığı tarihten önce var olduğu, bu anlamda aykırılıkların sanık tarafından gerçekleştirilmediği kabul olunmuş ve sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir denilmektedir.
2. Sanık savunmasında; “Ben bu konuda soruşturma aşamasında ifade vermiştim. Bu ifadelerimi aynen tekrar ederim, ilgili arsa bana aittir, Muğla’da şuan adresini tam olarak bilmediğim … Mühendislik adlı şirket ile arazime ev yapılması hususunda anlaştım, ilgili firmaya vekaletname verdim, bildiğim kadarıyla arazinin projesi hazırlanmış ve belediyeye ruhsat için başvuruda bulundu. Bildiğim kadarıyla ruhsat imza aşamasında idi. Bu hususa ilişkin bütün evraklar kendilerine vekalet vermiş olduğum … mühendislikte mevcuttur, ben ilgili araziye bir çivi dahi çakmış değilim, arazide bulunan taş duvarlar ben araziyi aldığım tarih olan şubat 2014 tarihinden önce vardı, ben orayı aldığımda taş duvarlar örülü olduğu gibi arazideki araçlar en az 20 yıllıktır, iddia edildiği gibi arazideki kazı proje düzenleneceği için zemin etüdü amacıyla yapılmıştır, başka bir amaçla yapılmış değildir, ben ilgili arazide hiçbir şekilde inşai faaliyette bulunmadım, arazi şuan boş olarak durmaktadır, taş duvarlarda benim inşaat aldığım tarihten önce zaten mevcut idi. … Mühendisliğin adresi … Mahallesi … Caddesi , … AVM İş Merkezi, Kat 2 No:206 …/MUĞLA dır. üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, üzerime atılı suçtan beraatime karar verilmesini talep ederim.” demiştir.
3. Mahkemece mahallinde 11.01.2016 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan fen bilirkişisi raporunda, dava konusu yerin 128 ada 1 parsel olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. İnşaat bilirkişi raporunda, dava konusu yerin III. derece doğal sit alanında kaldığı, 1.5 m derinliğinde 2 adet kazı çukuru bulunduğu, zemin etüdü amacıyla kazıldığı anlaşılan her iki kazı çukurunda kazıcı iş makinesi kovasına ait tırnak izleri görüldüğünden kazının iş makinesi ile yapıldığının düşünüldüğü, arazinin çevresinde taş duvar olduğu, yerinde yapılan inceleme ve uydu fotoğraflarından, taşınmaz üzerindeki ağaçların 2006 yılı itibariyle var olduğu, taş duvarın ise 08.05.2013 tarihi itibariyle var olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Ziraat bilirkişi raporunda, ağaçların ortalama 10-13 yaşlarında olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Dosya kapsamında bulunan belgelerden, dava konusu 128 ada 1 parselin tapuda sanık adına kayıtlı olduğu, edinme tarihinin 03.02.2014 olduğu, sanığın 19.01.2015 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile 128 ada 1 parsele ilişkin işlemler için dava dışı Sema …’a vekalet verdiği, 20.11.2015 te de dava konusu yerin Keşfi …’e satıldığı anlaşılmaktadır.
5…. Mühendislik adına … tarafından Mahkemeye gönderilen cevabi yazıda, 20.11.2015 tarihinde taşınmazın Keşfi …’e satıldığı, satın alan kişi tarafından belediyeden yapı ruhsatı alındığı belirtilmiştir.
6.Dava konusu yere ilişkin 21.12.2015 tarihinde yeni satın alan Keşfi … adına yapı ruhsatı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.22.05.2015 tarihli kurul uzmanları tarafından düzenlenen raporda; 15.04.2015 tarihinde yerinde yapılan incelemede dava konusu 128 ada 1 parselin taş duvar ile çevrelendiği, 8 adet narenciye ağacının olduğu, zemin etüdü için 2 yerde kazı yapıldığının tespit edildiği, 30.06.2015 tarihli tutanak ile de, 1 m derinlikte 3 adet çukur bulunduğu, parselin çevresinin bahçe duvarı ile çevrildiğinin tespit edildiği, sanığın savunmasında, dava konusu yeri satın aldığında taş duvar ve ağaçların bulunduğunu, taşınmaza çivi dahi çakmadığını, ev yapmak üzere … Mühendislik şirketi ile anlaştığını ve vekaletname verdiğini, araziye ilişkin proje hazırlanacağı için zemin etüdü amacıyla çukur kazıldığını beyan ettiği, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporlarında, yerinde yapılan inceleme ve eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme ile, dava konusu taşınmaz üzerindeki taş duvarın, taşınmazın sanık tarafından edinilme tarihi olan 03.02.2014 tarihinden önce 08.05.2013 tarihinde var olduğu, ağaçların da 2006 tarihi itibariyle var olduğu, taşınmazdaki çukurların da zemin etüdü amacıyla açıldığının tespit edildiği, bu hali ile dava konusu edilen taş duvar ve ağaçların sanık tarafından taşınmazın satın alınmasından önce var olduğu, çukurların da zemin etüdü amacıyla açıldığı, taşınmaza ilişkin işlemler için de tespit tarihinden önce sanık tarafından … Mühendislik adına …’a vekalet verildiği, bu hali ile sanığın suç kastının olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/1136 Esas, 2016/622 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.