YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12009
KARAR NO : 2023/3171
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/196 E., 2022/238 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2014 tarihli ve 2012/85 Esas, 2014/85 Karar sayılı kararıyla sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismar suçundan mahkumiyetine dair hükmün sanık müdafiince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.05.2017 tarihli ve 2016/11241 Esas, 2017/2395 Karar sayılı ilamıyla lehe kanun karşılaştırılması yapılması lüzumu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 10.06.2022 tarihli ve 2022/196 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan lehine olan 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin soyut beyanları haricinde somut ve yeterli herhangi bir delil bulunmadığına, bu nedenle sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkındaki temel cezanın yerinde olmayan gerekçeye istinaden üst hadden tayin edilip takdiri indirim maddesinin de uygulama dışı bırakılması ve suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte eylem sarkıntılık aşamasında kaldığı halde bu aşamanın geçildiği kabulüne göre ceza verilmesi hususlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın; “Olay tarihi olan 28.05.2011 tarihinde henüz on beş yaşını tamamlamamış mağdure … ***’ın, evden kaçarak … *** isimli kişinin evine gittiği ve burada kaldığı, bu sırada sanık … ***’ün de bu eve geldiği, burada karşılaşan sanık … ile mağdure …’in konuşmaya başladıkları, bu sohbetin devamında sanık …’in mağdur …’e çıkma teklifi ettiği ancak …’in kabul etmediği, buna rağmen sanık …’in soyunmaya başladığı ve devamında mağdureyi tutarak öpmeye başladığı, mağdurenin direnerek sanığı ittiği, sanığın bu sefer mağdureye ‘bozuk musun’ dediği, mağdurenin bozuk olmadığını söylemesi üzerine bu kez de sanığın mağdure ile ters ilişkiye girmek istediği, mağdurenin sanığı reddettiği, bu sırada sanık …’in mağdurenin boynunu somurmaya başladığı ancak mağdurenin bağırması üzerine sanık …’in eylemine son verdiği;
Adli Tıp Kurulu 1.İhtisas Kurulundan rapor aldırılmış ve Kurulun 20.10.2020 tarihli raporuna göre ‘mağdurenin 28.05.2011 tarihinde maruz kaldığı cinsel istismar eyleminden dolayı ruh sağlığını bozacak şekilde travma sonrası stres bozukluğunun tespit edildiği’ bildirilmiş ve bu haliyle raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği kabul edilmiştir. Sanık hakkında yapılan lehe kanun değerlendırmesınde, sanığın eylemi nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulması halinde artırıma gidilmediğinden 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanunun 103. maddesinin sanığın lehine değişiklik getirdiği, sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar fiili nedeniyle sanığın 6545 sayılı Kanunla Değişik 5237 sayılı Kanunun 103/1.a maddesi yollamasıyla 103/1-1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş; ancak mağdurenin aşamalarda maruz kaldığı istismar eyleminde kullanıldığını iddia ettiği cebire yönelik çelişkili ifadelerde bulunması, savunma, doktor raporunda yer alan boynun sol tarafındaki kızarıklık ile noktasal ekimozun cinsel istismara bağlı meydana geldiğinin anlaşılması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü arkadaşının evinde tanıştığı on beş yaşını tamamlamamış mağdureye yönelik istismar eylemini cebirle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla 5237 sayı Kanunun 103/4. maddesı sanık lehine uygulama dışı bırakılarak hüküm kurulmuştur.”” şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanık hakkında mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (2) numaralı bölümde belirtildiği biçimde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2022 tarihli ve 2022/196 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.