YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2713
KARAR NO : 2023/4482
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2848 E., 2018/1906 ….
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2017 tarihli ve 2017/154 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesi istemli kamu davası açılmıştır.
2. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve 2017/26 Esas, 2017/37 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.06.2018 tarihli ve 2017/2848 Esas, 2018/1906 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın kasten işlediği suç sabitken üst sınırdan cezai müeyyide uygulanması gerektiği halde beraat kararı verilmesinin kanun ve hukuka aykırı olduğuna, mağdurenin sanık ile akrabalık ilişkisi bulunmasından dolayı üzerinde baskı kurulmuş olabileceğinden şikayetçi olmamış olabileceğinin gözetilmesi gerektiğine ve beyan ettiği diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeye göre sanık …… …… hakkında mağdure ……ya karşı çocuğun nitelikli istismarı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; Mağdur ……’nın savcılık beyanında olayın iddianamede anlatıldığı şekliyle gerçekleştiğini ifade etmesine karşın mahkememizdeki beyanında önceki beyanının iftiradan ibaret olduğunu, eniştesi olan sanığın kendisine karşı hiçbir cinsel eyleminin sözkonusu olmadığını, eniştesinin kendisinin her işine karışması nedeniyle ona olan sinirinden ötürü onun üzerine böyle bir iftira attığını, bu nedenlerle sanıktan herhangi bir şikayetinin olmadığını beyan ettiği, atılı suçun işlenip işlenmediğinin tespiti için Çorum ve Sungurlu hastanelerinden alınan sağlık raporları arasında çelişki bulunması nedeniyle mağdurun Adli Tıp Kurumu’na(ATK) sevkine karar verilerek ATK’dan alınan sağlık kurulu raporuyla bu çelişkinin giderildiği ancak mağdurun ATK’ya sevkinden önce erkek arkadaşı … *** ile cinsel ilişkiye girdiğini ifade etmesine rağmen ATK raporunda hymenin esnek yapıda olup penis ya da benzer cesametteki bir cismin duhulüyle yırtılmayabileceğinin ifade edildiği, yine mağdurda travma sonrası stres bozukluğu tespit edildiğinin belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının birbiriyle tutarlı ve çelişkisiz olduğu, tanıkların olayla ilgili aşamalardaki beyanları değerlendirildiğinde;
Her ne kadar iffetli bir kız çocuğunun kendi iffetine leke sürme pahasına sanığı atılı eylemle itham etmesi suretiyle ona iftira atması hayatın olağan akışına, Türk toplumunun genel ahlak anlayışına aykırı ve de makul bir gerekçeden yoksunsa da ve her ne kadar aile içinde işlenen bu tür suçlarda ailenin toplumdaki itibarı ve saygınlığının zarar görmesini engellemek, aile birlik ve düzeninin idamesini sağlamak ve mağdurun iffet ve itibarını korumak saikleriyle hareket edilerek meydana gelen ve suç teşkil eden vakaların üzerinin örtülmeye çalışılması sık rastlanan durumlardan ise de; mağdurun mahkememiz heyetince bu hususlar da ifade edilmek suretiyle iftira fiilinin bir suç teşkil ettiği, mağdur hakkında ciddi sonuçlar doğurabileceği, hakikati ifade etmekten hiçbir gerekçeyle ve hiçbir şekilde kaçınmaması gerektiği, olası baskılardan çekinmesi halinde ailesi ve sanığın yokluğunda ifade verebileceği hususlarında uyarılmasına ve tarafların yokluğunda tekraren beyanı alınarak kaydedilmesine rağmen ilk celsedeki beyanında sebat etmiş olması gözetilerek tüm dosya kapsamında sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde mağdurun önceki beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, vicdani kanıyı destekleyici, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bir sanığın mahkûmiyetine hükmedebilmek için hislerle oluşan vicdani kanıdan daha fazlasına yani somut delillere ihtiyaç bulunduğu, eldeki dosyada ise sanık yönünden atılı suçu işlediği şüphesini sübuta döndürecek, kanaati hakikate kalbedecek somut delil/deliller elde edilemediği anlaşıldığından; sanığın, üzerine atılı suçu işlemediği sabit olduğundan değil fakat atılı suç sübut bulmadığından beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.” gerekçeleriyle sanık hakkında beraat kararı vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.06.2018 tarihli ve 2017/2848 Esas, 2018/1906 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.06.2018 tarihli ve 2017/2848 Esas, 2018/1906 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.