Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21832 E. 2022/17499 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21832
KARAR NO : 2022/17499
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

… İtiraz Hakem Heyetinin 07.07.2021 tarih 2021/İHK 18464 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; 11.12.2018 tarihinde davacıya ait aracın Hatay ili istikametini takiben Samsun ile istikametine seyir durumunda olduğu sırada aracın motor bölümünden duman ve alev çıktığını, yangının büyümeden itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldüğünü, söz konusu yangın sebebiyle davalı … tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 205.506,51 TL hasar bedeli belirlendiğini ancak sigorta şirketinden talep edilmesine rağmen hasar bedelinin ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 242.497,68 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
… tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın reddine karar verilmiş; bu karara davacı vekili, … nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta … tarafından; davacının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakemliği tarafından verilen 20.04.2020 tarihli ve K-2021/46143 sayılı kararın kaldırılmasına, talebin kısmen kabulü ile 205.506,51 TL tazminat bedelinin 04.12.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sigorta kuruluşundan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Başvuru konusu hasara ilişkin düzenlenen 10.01.2019 tarihli ekspertiz raporunda; riziko konusu araç üzerinde oluşan hasarın ekte yer alan tutanak kayıtlarıyla şekil itibariyle uyumlu olduğu kanaatine varıldığı, araçta ortaya çıkan yangının sebebine ilişkin gerekli incelemenin ve tetkiklerin yapılabilmesi için düzenlenen 15.12.2018 tarihli ön raporun dosyaya sunulduğu, sigorta şirketince sürdürülen inceleme, araştırma ve teknik kontrollerde yangının aracın bakımsızlığı nedeni ile başladığı, aracın periyodik bakımlarının düzenli yapılması halinde böyle bir yangın vakasının yaşanmayacağı sonucuna varıldığı, hasarın reddedilmesi kanaatinin hasıl olması üzerine bu raporun araç sökülmeden dışarıdan gözlenebilen net hasarların yanı sıra motor iç elemanlarında yangın sırasında zarar görme olasılığı mevcut olan yedek parçaların da ikinci hasar şeklinde değerlendirilerek tanzim edildiği
belirtilerek hasarın KDV hariç 205.506,51 TL olduğu belirlenmiş, bilirkişiden alınan 20.02.2021 tarihli kök raporda; aracın fiziken görülmediği, iletilen resimler üzerinden inceleme yapıldığı belirtilerek motorun hasarlı olduğu, resimlere göre kablo demetlerinin yandığı, marş motorunda hasar olduğu, motor sökümü olmadığından motor içindeki hasar hakkında kanaat sahibi olunamadığı, resim üzerinden hasarlı görülen parçaların raporda belirtildiği, aracın resimleri ve ifade tutanakları incelendiğinde herhangi bir dış etki olmadan yanmış olduğunun anlaşıldığı, aracın 3.650.000 kilometrede olduğu, aracın yangından 70.000 km önce bakım yapılmış olduğu, oysa bu tarz bir aracın motor bakım aralığının maksimum 30.000 km olduğu, periyodik bakım süresinin geçmiş olduğunun anlaşıldığı, kasko sigortası genel şartları A 3 maddesinde ek sözleşme ile teminat altına alınabilecek olan yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlar şeklinde belirtildiği, poliçe incelendiğinde böyle bir ek teminatın bulunmadığı, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğu belirtilmiş, hasara göre toplam parça ve işçilik bedelinin KDV dahil 48.467,07 TL olduğu belirlenmiştir. Davacının itirazları üzerine alınan ek raporda ise; davacı vekili tarafından paylaşılan fatura ve bakım geçmiş ekran görüntüleri incelendiğinde makul aralıklı servis geçmişi olduğunun görüldüğü ve itirazın haklı bulunduğu, buna göre hasarın teminat altında olduğu, değişmesi gereken parçaların kök raporunda belirtildiği, bunlar dışında değişmesi gereken herhangi bir parçanın tespit edilemediği belirtilmiştir.
Bu durumda ekspertiz raporu ve bilirkişi ek raporu arasında hasarın miktarı ve poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususlarında çelişki mevcut olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, Hakem Heyetince yapılması gereken, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek ve ayrıca içlerinde sigorta hukukçusu olan 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kasko sigortası yeni genel şartlarının da değerlendirildiği, hasarın teminat dışı olup olmadığı hususunda ve gerçek zararın hesaplanması yönünde yukarıdaki açıklamalar uyarınca denetime elverişli, ayrıntılı, çelişkiyi giderici gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, dosyanın hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.