YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5626
KARAR NO : 2023/3821
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/21 E., 2021/246 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/174 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/174 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/7511 Esas, 2020/6358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olayla orantısız şekilde az miktarda ceza verilmesinin ve 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğundan bahisle sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/21 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.07.2022 tarihli ve 2022/93451 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın genel usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece ”Tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Olay tarihinde katılan …’un sevk ve idaresindeki … plaka sayılı hususi otomobili ile Karacasu ilçe merkezinde bulunan Atatürk parkı altından tekrar ilçe istikametine doğru sola dönüş yaptığı esnada; sanık …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı otomobili ile Karacasu ilçe merkezinden Mustafa Kemal Paşa Caddesi istikametinden ters yönden gelerek katılan …’un sevk ve idaresindeki araca sol sürücü kapı kısmından çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeni ile katılan …’un ve sevk ve idaresinde olan araçta yolcu olarak bulunan katılan eşi …’un, sanık …’in ve sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan … ve …’ın yaralandığı, katılanların ve sanığın aldırılan adli muayene raporlarına göre yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu, kaza sonrasında aldırılan katılan ve sanığın alkol raporlarında alkolsüz oldukları, kaza ile ilgili olarak trafik ekiplerinde düzenlenen 16/05/2014 tarihli trafik kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde asli kusurun sanık …’de olduğu, katılan …’un kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, böylelikle sanık …’in ise ” Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma ” suçunu işlediği tüm dosya kapsamından sabittir.
25.03.2015 tarihinde mahkemece olay yerinde keşif yapılmıştır. Yapılan keşif sonucunda sanık …’nin asli kusurlu olduğunu, katılan …’un ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan her iki bilirkişi raporuda birbiri ile uyumludur. her ne kadar sanık yavaş gittiğini beyan etmiş ise de dosyada mevcut fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geldiği yer sanık …’ın kullandığı gri aracın bulunduğu yerde meydana geldiği, çarpmanın etkisi ile kırmızı aracın savrularak tam tersi istikamette kaldırıma çıktığı sabittir. Bu nedenle sanık …’ın hızlı gittiği vicdani kanaatine varılmıştır.
CMK 213/6-b gereğince mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
CMK 231/8-c son cümle gereğince denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
TCK 51/1-b gereğince suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluştuğu taktirde erteleme kararı verilebilir.
TCK 50/1 gereğince kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilebilir..
Sanığın adli sicil kaydı ile de sabit olan daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresinde yeniden suç işlediği bu nedenle iyi halli olmadığı asli kusurlu olması nedeniyle yeniden suç işleme konusunda eğilimli olduğu, vicdani kanaatine varıldığından sanık hakkında TCK 50,51 ve CMK 231/5 Maddelerinin uygulanmamasına karar vermek gerekmiştir
Sanık …’nin üzerine atılı birden fazla kişiyi taksirle yaralama suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 89/4 maddesi uyarınca aynı kanunun 61/1 maddesine göre sanığın suç işleme biçimi, amaç ve saiki, suçun işlendiği yer ve zaman, taksire dayalı kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak takdiren hapis cezası ile cezalandırılmasına, yapılan keşfe ve alınan bilirkişi raporuna göre sanığın tam kusurlu olduğu mahkememizce anlaşılmakla sanığın cezasından alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanığın idaresindeki otomobille trafik akışına ters şekilde seyrederek, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmesi sebebiyle sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği anlaşılmakla sanık hakkında TCK’nin 22/3. Maddesinin uygulanmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak, sanığın cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesine, sanık hakkında taksirli bir suçtan mahkumiyet kararı verildiğinden TCK’nun 53/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sürücü belgesinin 6 ay süre ile TCK 53/6 maddesi gereğince geri alınmasına, sanık hakkında şartları oluşmadığından TCK 50, 51 ve CMK 231/5 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Kolluk güçlerince tanzim olunan 16.05.2014 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan,
Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre;
”…
c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara
…
Uymak zorundadırlar”
Kuralına uymadığından bahisle tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.
3.Katılanların kati adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
4.Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamış ve katılanların zarar giderimi sağlanmamıştır.
5.Yargılama aşamasında mahkemece keşif üzerine aldırılan trafik polis memuru bilirkişisi tarafından tanzim edilen 02.04.2015 havale tarihli raporda, sanığın karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek ile trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak kuralını ihlal ettiğinden bahisle tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
6.Sanık aşamalarda, yol girişinde ağaçlar olduğu için girilmez levhası bulunduğunu görmediğini, tek yönlü yola ters yönlü olarak girdiğini, yavaş seyrettiğini, sokaktan çıkarken, sağından gelen aracın, çıkmakta olduğu yere girmek için sola doğru manevra yapmaya başladığını, korna çaldıysa da kazayı önleyemediğini ileri sürmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Sanık idaresindeki otomobille, trafik akışına ters şekilde, meskun mahalde, gündüz vakti, tek yönlü, eğimli, asfalt kaplama devlet karayolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, gidiş yönüne göre sağdan gelmekte ve sola dönüş manevrası yapmakta olan katılan … idaresindeki aracın sol ön kapısına çarpmasıyla, sanığın tam kusuruyla iki katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaya ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/21 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.