YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23028
KARAR NO : 2023/688
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/640 Değişik İş, 2021/640 Karar
SAYISI : İHK-2021/25832
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/ Taraf İtirazlarının Reddine
SAYISI : 2021/37787
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.06.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda sürücü konumundaki müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirtmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak karşı tarafın … şirketi olan davalıdan azlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 500,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 39.900,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince davacıya %12 maluliyet oranına göre 09.06.2020 ve 24.08.2020 tarihlerinde tazminat ödemeleri yapıldığını, başkaca borçları kalmadığını, başvurunun dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, dosyanın kusur bilirkişisine verilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, yasal faiz dışındaki faizden sorumlu olmadıklarını ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretininin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III…. KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;”…Bitlis Devlet Hastanesinin 19.04.2018 tarihli raporu ile, başvuru sahibinin maluliyet oranının %12 olarak belirlendiği, davalıya sigortalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu, 26.01.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 86.348,85 TL ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz hesabına göre 54.621,54 TL olarak hesaplandığı, dosya incelemesi devam ederken davacı yanca sunulan dilekçe ile karşı tarafla sulh görüşmeleri yapıldığı, ancak sürecin tamamlanmadığı belirtilmiş, bilirkişi raporunda ilk karar üzerine yapılan ödemenin fer’ilerinin de kapsama alınmış olması nedeni ile hesaplamanın doğru olmadığı, ek rapor alınması gerektiği, ek rapor almak için yeterli süre kalmadığı ve ıslahın miktarına göre ek rapor alınmasına gerek olmadığı” gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 39.900,00 TL’nin 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz başvurusunda bulunulmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde, …’nun 2019.E.73103 sayılı dosyasında temerrüt tarihinin 08.03.2019 olarak belirlendiğini, kararın kesinleştiğini, huzurdaki başvuruda temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek … kararına itiraz etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, TRH Tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilin yaptığı ödeme ile borcu kalmadığını, davacının kaza tarihinde SGK kaydı olmadığından hesaplamanın asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun araştırılmadığını, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT ile belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek … kararına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın yerinde olduğu” gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, TRH ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilin yaptığı ödeme ile borcu kalmadığını, davacının kaza tarihinde SGK kaydı olmadığından hesaplamanın asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun araştırılmadığını, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın 141/3 üncü maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK’da da yer verilmiştir. HMK 297 nci maddesine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 26.01.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacının sürekli iş göremezlik zararı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemine göre 86.348,85 TL ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz hesabına göre 54.621,54 TL olarak hesaplanmış, bilirkişi raporundaki hesaplamada ilk karar üzerine yapılan ödemenin fer’ilerinin de kapsama alınmış olması nedeni ile hesaplamanın doğru olmadığı, ek rapor alınması gerektiği belirtilmiş ancak gerek ek rapor süresi bulunmadığı ve gerekse ıslahın miktarına göre ek rapor alınmasına gerek olmadığı hususları belirtilerek başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
… kararının incelenmesinden aktüer raporundaki seçenekli hesaplamanın hangisinin karara dayanak alındığı anlaşılamamakta olup özellikle davacının ıslahında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olduğu dikkate alındığında bu hususun önem arz ettiği açıktır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince bu husus açıklığa kavuşturularak ve yapılan ödemelerin fer’ilerine dikkat edilerek ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
3.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir…” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.