Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3963 E. 2023/4304 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3963
KARAR NO : 2023/4304
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1247 E., 2023/209 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/539 E., 2020/184 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı,1996 yılı 10 uncu ayından 2003 yılı sonuna kadar ütü paket şefi olarak kesintisiz çalıştığını, 1996 yılında çalışmaya başladığında şirketin Soft Tekstil Ltd. Şti. iken kapatılarak Serdar Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. olarak yeniden kurulduğunu, daha sonra da Ersa Tekstil San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. olarak unvan değiştirdiğini, davalı şirkette kesintisiz çalışmasına rağmen primlerinin kesintili yatırıldığını, bu nedenle 1996 yılı 10 uncu ayıyla 2003 yılı Aralık tarihleri arasında davalı şirkette sigortalı çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, şirketin 1999 yılında kurulduğunu, böyle bir çalışanlarının olmadığını, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; sonuç olarak toplanan deliller, tanık beyanları, mahkememizce yeterli görülen 17.07.2019 tarihli rapor ve bilirkişinin isabetli görülüp iştirak edilen kanaati ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işyerinde; 16.07.1999 – 31.12.1999 tarihleri arasında 164 gün, 01.01.2000 – 29.08.2000 tarihleri arasında 239 gün, 16.03.2001 – 31.12.2001 tarihleri arasında 285 gün, 01.01.2002 – 31.12.2002 tarihleri arasında 360 gün, 01.01.2003 – 02.04.2003 tarihleri arasında 92 gün, prime esas asgari kazançla çalıştığının tespitine, 1996 yılı 10 uncu ay ile 15.07.1999 tarihleri arasındaki süre yönünden hizmet tespiti talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili; 33 Hukuk Dairesi’nin kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmediğini, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, prim tespiti talebi yönünden Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, bordro tanıklarının dinlenmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamına, mevcut delil durumuna ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, feri müdahil Kurumun ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1996 yılı 10 uncu ayından 2003 yılı sonuna kadar çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun’un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Somut dosyada, davacı 1996 yılı 10 uncu ayından 2003 yılı sonuna kadar çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece davacının 16.07.1999 – 02.04.2003 döneminde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Hizmet cetvelinde davacının 30.08.2000 – 15.03.2001 tarihleri arasında davalı iş yerinden bildirimi yapılmış olup, dava 11.09.2014 tarihinde açılmıştır.

Dosyadaki yazılara, bilgi ve belgelere göre davalı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.
Davacı talebinin 1996/10 uncu ay ile 2003/12 dönemine ilişkin olması ve 30.08.200 – 15.03.2001 döneminde davalı iş yerinden bildirim yapılması karşısında; dava tarihi itibariyle 16.07.1999 – 29.08.2000 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.