Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2008/18532 E. 2010/18812 K. 01.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/18532
KARAR NO : 2010/18812
KARAR TARİHİ : 01.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-)Sanık … hakkında yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında belirlenen cezanın alt sınırının iki yılı aşmamasına göre,suç tarihinin 5560 sayılı yasa değişikliğinden önce olduğuda gözetilerek, 19.12.2006 tarihli 5560 sayılı Yasa değişikliğinden önceki mevcut haliyle 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. ve 24. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA,
2-)Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunması karşısında, hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
a-)Sanık savunmanın mahkemeye göndermiş olduğu 12.02.2008 tarihli dilekçesinde lehe olan hükümlerin uygulanması talebi üzerine 5237 Sayılı TCK’nun 62.maddesinin uygulanmasına ilişkin talebin reddi anlamında, “sanığa verilen cezadan başkaca arttırma ve eksiltme yapılmasına takdiren yer olmadığına” karar verilmesinin yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmemesi,
b-)5237 Sayılı TCK’nun 86/1 maddesi yerine 86/2 maddesinin cezaya dayanak gösterilmesi,
c-)5237 Sayılı TCK. nun 87/3 maddesi, 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi de dikkate alınarak değişiklikten önce ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
d-)Sonuç cezanının 1 yıl 15 ay yerine 2 yıl 3 ay olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini yoluna gidilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı isteme aykırı BOZULMASINA, 01.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.