YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8792
KARAR NO : 2023/5830
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
SAYISI : 2023/680 E., 2023/829 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesinden sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2021 tarihli, 2021/5089 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğun zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli, 2021/303 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/680 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşditli ceza verilmesi gerektiğine ve vekalet ücreti verilmesi ile dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Sanıkla mağdure ve ailesi arasında husumet bulunduğu, mağdurenin suç tarihine ilişkin çelişkili beyanları bulunduğu, mağdurenin olayları anlatma şekli itibariyle yaşadığı olayın farkında olduğu, bu nedenle aldırılan adli tıp raporunun mağdure, annesi ve tanık beyanları doğrultusunda çelişkili olduğu, aldırılan ilk rapordaki bulgunun fiili livata haricinde başka bir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığına yönelik tespit içermemesi sebebiyle yetersiz olduğu, bipolar bozukluğun hemen tespit edilmesinin mümkün olmadığı, ilerleyen süreçte tespitinin yapılmasının doğru olduğu, bu nedenle aldırılan raporların yetersiz olduğu, mağdurenin psikolojik açıdan muayene edilmesi gerektiği, sanığın mağdurenin bipolar rahatsızlığı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, mağdurenin annesi ve teyzesinin dahi beyanlarına göre rahatsızlığın olduğunu bilmedikleri, mağdurenin annesinin mağdureye ait eşofmanı yıkadığını beyan etmesine rağmen intikalden önce mağdurenin sanığa ait eve giderek delil elde etmeye çalıştığına, HTS kayıtlarına göre sanığın evde olmadığına, beraatine karar verilmesi ve tahliyesi ile dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İntikal tarihinden kısa bir süre önce mağdurenin huzursuz olduğunu gören annesinin, mağdureyi tanık olarak dinlenen teyzesinin yanına gönderdiği ve tanık teyzenin aşamalarda istikrar gösteren anlatımlarına göre mağdurenin kendisine sanık tarafından anal bölgesine organ sokulmak ve iki buçuk yıla yayılan zamanda da öpmek, dokunmak suretiyle istismar edildiğini söylediğini beyan etmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı iddia edilen olayda, katılan annenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı reddettiği, çok yakın mesafede komşu olan mağdurenin sıklıkla evlerine geldiğini kabul ettiği fakat organ sokmak iddiasına konu 10.06.2021 günü evde olmadığını beyan edip, sürekli psikolojik ilaçlar kullanan mağdure ve ailesinin kendisine iftira attıkları şeklindeki savunması, sanığın eşinin de olay günü evde olmadığı, olayın olduğu iddia edilen hafta Pazartesiden Cumaya kadar çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle hastanede olduğu şeklindeki beyanları, sanığın 10.06.2021 tarihinde (olay günü) evde olmadığını beyan etmesine rağmen HTS baz bilgilerine göre sanığın telefonunun olay günü olan saat 12:00 ve 11.06.2021 günü saat 01:20’de suç yeri olan evinden baz verdiğinin tespit edildiği, buna göre sanığın, eşi evde olmadığı sırada, olayın gerçekleştiği iddia edilen evde olduğunun sabit olduğu, mağdurenin aldırılan anal muayenesine ilişkin Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.06.2021 tarihli raporunda; “…’ın anal muayenesinde sfinkter tonusunda belirgin derece azalmış olduğu, bu bulgunun kronik fiili livata bulgusuna delalet edebileceği kanaatine varıldığının” belirtildiği, mağdurenin Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) 2. İhtisas Kurulu, ATK 6. İhtisas Kurulundan ve ATK 1. Üst Kurulundan alınan raporlarına göre mağdureye olaydan 9 gün sonra bipolar bozukluk tanısının konulduğu ve buna göre de olay tarihi olan 10.06.2021 tarihinde mağdurenin hastalığın “atak döneminde” olduğunun, bu nedenle de mağduresi bulunduğu cinsel istismar eylemine ruhsal yönden mukavemet edemeyeceğinin tespit edildiği, ayrıca mağdurenin bu durumunun objektif olarak, herkes tarafından anlaşılabileceği ve beyanlarına da ana hatları ile itibar edilebileceğinin tespit edildiği, sanığın ısrarla inkar etmesine rağmen mağdurenin olay günü giydiği alt eşofmanı üzerinden elde edilen genotip verilerle, sanıktan alınan genotip verinin karşılaştırılması sonucu düzenlenen 20.10.2022 tarihli kriminal rapora göre mağdurenin kıyafeti üzerinde yer alan meni lekesi ile sanıktan elde edilen genotip verinin birbirleri ile uyumlu olduklarının da tespit edildiği, beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceği belirtilen mağdurenin olayın varlığına/gerçekliğine yönelik beyanlarının, tanık teyze Şükran’ın anlatımları, inkarına rağmen olay tarihinde sanığın suç yeri olan evinde olduğunu tespit eden HTS Baz bilgileri, sanığın eşi Hande’nin o sırada evde olmadığına yönelik beyanları ve bu beyanları ile uyumlu olan telefonuna ait baz bilgileri ve DNA raporu doğrultusunda mağdurenin beyanlarına itibar edildiği, bipolar bozukluk rahatsızlığı bulunan ve suç tarihinde hastalığının “atak aşamasında” olduğu anlaşılan ve bu sebeple de kendisine yönelen cinsel istismara mukavemet edebilecek durumda olmayan ve bu durumu da objektif olarak herkesçe anlaşılabilecek olan mağdureyi sanığın, olay tarihinde evine çağırdıktan sonra, eşinin de evde olmadığı durumundan faydalanarak anal bölgesine organ sokmak suretiyle cinsel yönden nitelikli şekilde istismar ettiği gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, mağdurenin sanığın eylemlerinin iki buçuk yıla yayıldığını beyan ettiği öpme ve dokunma şeklindeki sanığa yönelik iddiaları başka delillerle desteklenmediğinden zincirleme suç hükmünün uygulanması yoluna gidilmediği belirtilerek sanık hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafii ve katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.05.2023 tarihli ve 2023/680 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.