Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/3141 E. 2023/5823 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3141
KARAR NO : 2023/5823
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/682 E.,2022/785 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2019/529 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 30 uncu maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/682 Esas, 2022/785 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun mağdurenin gerçek yaşını bildiğine ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği sırada mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğine dair bozma öncesi ve sonrası aşamadaki savunmaları, mağdurenin yaşını suça sürüklenen çocuğa on altı-on yedi olduğunu söylediğine dair beyanı, mağdurenin fizyolojik özellikleri bakımından yaşından büyük göründüğüne dair radyoloji raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, her ne kadar suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin ilişkiye girdiği 2017 yılında mağdure on beş yaşından küçük ise de, mağdurenin kendisini suça sürüklenen çocuğa on altı-on yedi olarak tanıtması, mağdurenin yaşından büyük göründüğünün de kemik yaşı raporundan anlaşılması, suça sürüklenen çocuğun da cinsel ilişki sırasında mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, suç tarihinden sonra mağdure ile evlenen ve bir de müşterek çocukları bulunan suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı ve suçun maddi unsuru konusunda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde tarif edildiği şekilde hataya düştüğü, bu hatanın suça sürüklenen çocuğun kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alınarak, on beş yaşından büyük birisi ile cinsel ilişkiye girdiği zannı ile hareket eden suça sürüklenen çocuğun suç kastının bulunmadığı anlaşıldığından kasıt yokluğu nedeniyle beraatine karar verildiği analşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin onbeş yaşından büyük olduğu düşüncesiyle cinsel ilişkiye girmesinden dolayı hakkında hata hükümlerinin uygulanmasına karar verilen suça sürüklenen çocuğun sübuta eren cinsel ilişki eyleminin şikayet üzerine takip edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, mağdurenin de 12.10.2019 tarihinde alınan beyanında suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı olduğundan, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca eyleme uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan olup şikayet yokluğundan düşmeye hükmedilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/682 Esas, 2022/785 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.